KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2010/14950 E., 2011/3275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- İnsan ticareti
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların Bulgaristan vatandaşı olan müştekinin pasaportuna ve kimliğine el koyarak, onun çaresizliğinden yararlanarak cebir ve tehditle çalıştırmak ve fuhuş yaptırmak maksadıyla tedarik edip barındırarak, temin ettikleri kişilerle buluşturdukları, bu şekliyle sanıkların eylemlerinin insan ticareti ve fuhuş suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında fuhuş suçundan zamanaşımı süresince kamu davası açılması olanaklı görülmüştür.
Bulgaristan vatandaşı olan şikayetçinin iş bulmak amacı ile yasal yollardan Türkiye'ye gelerek Tarsus ilçesinde bir gazinoda çalışmaya başladığı, burada sanıklardan ...'ın birlikte yaşadığı tanık ... ile tanıştığı, çalıştığı gazinoda isteği dışında fuhuş yaptırılması nedeniyle Mersin iline geldiği ve tanık ...'yi telefonla aradığı, ...'nin müştekiyi birlikte yaşadığı sanık ...'a gönderdiği, sanık ...'ın da şikayetçiyi evine götürerek pasaportuna ve kimliğine el koymak suretiyle bir başka kişi adına düzenlenmiş bir kimlik temin edip cebir ve tehditle gazinoda çalışmasını sağladığı ve bulduğu kişilere götürerek fuhuş yaptırdığı,
sanık ...'ın kendisinin bulunmadığı zamanlarda arkadaşı olan sanık ...'nün müştekiyi fuhuş için temin ettiği kişilerle buluşturduğu, müştekinin sanık ...'in evinde bulunduğu sırada evden kaçarak polise müracaat edip kendisine verilen kimliği polise teslim ettiği, kendine ait pasaport ve kimliğinin ise sanık ...'ın birlikte yaşadığı tanık ... tarafından soruşturma sırasında polis karakoluna getirildiği, bu şekilde sanıkların Bulgaristan vatandaşı olan müştekinin pasaportuna ve kimliğine el koyduktan sonra, onun çaresizliğinden yararlanarak cebir ve tehditle zorla çalıştırmak ve fuhuş yaptırmak maksadıyla tedarik edip barındırarak,
temin ettikleri kişilerle buluşturmak suretiyle üzerlerine atılı insan ticareti suçunu işledikleri anlaşılmakla;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanıklar hakkında TCK.nun 80/1-2 maddesi uygulanırken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverme, birinci fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanıklar hakkında hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 50 günün 5 güne, TCK.nun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 25 liradan hükmolunan 1250 TL adli para cezasının 125 TL'ye indirilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2010/14950, K. 2011/3275, 3 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama