KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2010/6660 E., 2010/9428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- İhbarname No
- KYB-2010/95527
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Ruhsatsız ateşli silâhlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan sanık ...'in, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 375 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına dair (SAMSUN) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2008 tarihli ve 2007/584 esas, 2008/588 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında,
aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.4.2010 gün ve 22624 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 26.4.2010 gün ve KYB-2010/95527 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü: CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
İnceleme konusu hükümde, yasa yoluna müracaat şekillerine yer verilmemesi suretiyle anılan yasa maddelerine aykırılık yapılmıştır. Bu nedenle sanığa yapılan tefhim de yöntemine uygun değildir ve karar kesinleşmemiştir. Bu eksikliğin giderilmesine yönelik yerel mahkemece sanık ve müdafiine yapılan tebligatta da "tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle" ibaresinin bulunmaması nedeniyle belirtilen eksikliğin giderilmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle sanık ve müdafiine yapılan tebliğde yöntemine uygun değildir ve karar henüz kesinleşmemiştir.
Yerel mahkeme tarafından, sanığa hakkındaki hükme ilişkin başvuracağı yasa yolu, mercii ve süresi, bu yasa yoluna ne şekilde başvurabileceği ve temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususları tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmek suretiyle kararın yöntemine uygun olarak yeniden tebliği ve şayet temyiz edilmez ise karar kesinleştirilerek, olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2010/6660, K. 2010/9428, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama