KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2012/22766 E., 2012/30034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen karar Tebligat Kanununun 21. maddesine göre bildirdiği adresine 15.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; tebligatın usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında, temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurun evine girmesine izin vermemesi üzerine sanığın tabanca ile ateş etmesi eyleminin belirli bir kişiye yönelik olması nedeniyle silahlı tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, takdirde zaafiyete düşmeden hükmolunan cezadan takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki (3) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; saldırgan sarhoşluk suçundan mahallinde mahkemesinden bir karar alınması mümkün görülmüştür.
I- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
II- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme gelince
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Suç tarihi itibari ile sanık hakkında tayin edilen temel adli para cezasının 5252 sayılı Yasanın 4, 5/2. maddeleri uyarınca 450 TL'den fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygula Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,
ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe Kanunun tesbit edilerek uygulama yapılması gerektiği, suç tarihi gözetilerek 6136 sayılı Yasanın 13/1, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri ile 6136 sayılı Yasanın 13/1, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51. maddelerinin uygulanması suretiyle tayin olunan cezaların karşılaştırılması suretiyle 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca lehe yasanın tesbiti gerektiği,
765 sayılı Yasaya göre uygulama yapıldığı takdirde sanık hakkında TCK.nun 53. maddesinin uygulanamayacağı da gözetilerek 765 sayılı TCK.nun ve 647 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2012/22766, K. 2012/30034, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama