KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2012/37443 E., 2013/16212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, hırsızlık, parada sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- - Sanıklar ..., ..., ... haklarında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan beraat
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma
- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan beraat, parada sahtecilik suçundan hükümlülük, resmi belgede sahtecilik suçundan hükümlülük - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan hükümlülük - Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, parada sahtecilik ve hırsızlık suçundan hükümlülük - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan hükümlülük -Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan doğrudan zarar görmeyen ...'in bu davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulun- madığından, bu suç yönünden katılanın temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyize gelince;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan C.Savcısı ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
3- Sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyize gelince;
Sanık hakkında, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK.nun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun ve sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi gereğince mahsubunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafinin, suçun oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMA- SINA),
4- Sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyize gelince;
765 sayılı TCK.nun Ek 1/b-1 ve Ek 2/son maddelerindeki düzenlemelere göre temel adli para cezasının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve suça konu sahte paraların müsaderesi ve Merkez Bankasına gönderilmesi hususunda her zaman karar verilmesi ve sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin 765 sayılı TCK.nun 40. maddesi gereğince mahsubunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
5- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Sanıkta ele geçen belgelerin niteliğine göre eyleminin 765 sayılı TCK.nun 345. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve buna göre de 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında;
sanığa yüklenen bu suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönler incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak;
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan bu kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek oybirliğiyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),
6- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, parada sahtecilik ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 08.12.2012 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak TCK.nun 64/1. maddesi uyarınca hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,
7- Sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a- Gerekçeli karar başlığında sanığın anne adının "..." yerine "..." olarak yanlış gösterilmesi,
b- Sanık ...'un, soruşturma sırasında kolluk görevlilerine sahte plaka ve belge tanzim ettirmek istediği araçların elde edilmelerini sağladıktan sonra bizzat pişmanlık göstererek bir aracında Şişli'de bulunduğunu belirterek şikayetçi ...'e ait aracın yerini gösterilmesi suretiyle iadesini sağlaması eyleminin. 765 sayılı TCK.nun 493/2, 522, 523/1. ve 5237 sayılı TCK.nda 142/2-d, 168. madde ve fıkralarına uyar nitelikte olduğu anlaşılmakla.
5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü uyarınca 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma, değerlendirme ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu şekilde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı biçimde uygulama yapılması,
c- Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK.nun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna ve sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi gereğince mahsubuna karar verilmemesi,
8- Sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mah- kumiyet hükmüne ilişkin temyize gelince:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a- Gerekçeli karar başlığında sanığın anne adının "..." yerine, "..." olarak yanlış gösterilmesi,
b- Şikayetçi ...'e ait aracın sanık ... tarafından iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 493/2, 522, 523/1 ve 5237 sayılı TCK.nda 142/2-d madde ve fıkralarına aykırılık suçunun oluşturduğu anlaşılmakla.
5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." hükmü uyarınca 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma değerlendirme ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu şekilde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı biçimde uygulama yapılması,
c- Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK.nun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna ve sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi gereğince mahsubuna karar verilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2012/37443, K. 2013/16212, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama