İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/620 K.2015/19463

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2015/620Karar2015/19463Tarih18 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.231 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2015/620 E., 2015/19463 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2015
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Eziyet
Hüküm
Hükümlülük
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.231 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Sanığın, mağdure ...’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyizine hasren yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suçun sabit olmadığına yönelik itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün (ONANMASINA), 18.06.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Dairemizin 2015/620 esas, 2015/19463 karar sayılı ilamında karşı dü- şüncede olduğumuz olay, Eziyet suçu nedeniyle sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda; ...Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2013 gün ve 2012/466 esas, 2013/514 karar sayılı hükmünün süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş bulunan, mahkumiyetle sonuçlanan ve sayın heyetin çoğunluğunun onanmasına karar verdiği hükümdür.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20/01/2012 tarih ve 2012/64 sayılı iddianamesiyle, Şüpheli .... hakkında üstsoy, altsoy, babalık yada eşe eziyet yapma, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçlarından TCK.nun 233/3 (mağdurlara karşı 3 kez), müştekiye karşı TCK. 96/2.b, 53 maddeleri gereğince kamu davası açıldığı,

İddianamede özetle; müşteki ...'ın, 16 yıldır şüpheli ile evli olduğu, şikayet tarihi olan 01/08/2011 tarihinden önceki 4 yılı kapsayacak şekilde evlilik birlikteliklerinin bozulduğu, şüphelinin sürekli şekilde “boşanalım, dini nikahla yaşayalım” şeklinde baskı yaptığını, başka kadınlarla düşüp kalkmaya başladığı, sık sık alkol aldığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmekle birlikte alkol tüketiminin arttığı, bu durumun aile bütçesini sarstığı, her zaman gece geç saatlerde eve alkollü olarak geldiği, çocuklarına karşı olmasa da kendisine karşı yaralama eylemlerinin olduğu, sürekli şekilde sinkaflı hakaretlerde bulunduğu, direnmesine rağmen zorlayarak zaman zaman ters ilişkiye girdiği belirtilmiş,

Şikayete konu eylemlerin geniş bir zaman aralığına yayılması nedeniyle sistematik bir biçimde icra edilip edilmediklerine ilişkin soruşturmanın genişletildiği, tanık beyanlarına göre alkollü bir şekilde eve gelerek “adi kadın” biçiminde hakarette bulunduğu, mağdur çocuklarının ağladığı, şüphelinin devamlı şekilde çocuklar ağlarken şüphelinin müştekiye “şerefsiz, sülalesi bozuk, kahpe, orospu, senin başkasında gözün var, resmi nikahlı yaşamayalım, boşanalım, nikahsız yaşayalım” diyerek kollarından tutarak sarstığı ve iteklediği, şüphelinin 4-5 yıldır hiçbir işte çalışmadığı, eve maddi ve manevi hiçbir katkısının bulunmadığı,

mağdurlara karşı kasten yaralama, hakaret ve tehdit eylemlerinde bulunmasa da süreklilik arzeden alkol alma ve müştekiye sataşma eylemlerinin mağdurları rahatsız ettiği,

Tüm dosya kapsamında değerlendirildiğinde; eylemlerin sistematik bir biçimde müştekinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerinde tahrip edici etkiler doğurabilecek nitelikte olduğu, bu haliyle münferit eylemlerin bir bütün olarak müştekinin eziyet çekmesine yol açabileceği, mağdurlara yönelen doğrudan bir eylem bulunmamakla birlikte müştekinin eziyet çektiği süreç boyunca mağdurların şüpheli tarafından maddi ve manevi terk edilmişlik duygusuyla yaşadıkları belirtilmiş,

Şüphelinin ise; suçlamaları kabul etmeyerek 16 yıldır kendisinin eşine tahammül ettiğini, eşi olan müştekinin çocukları psikolojik olarak etkilediğini, müşteki ile aralarında boşanma davasının bulunduğunu, bu süreç nedeniyle aklına gelen her fiille kendisine isnatta bulunduğu, eşine güvenmediğini ve çocuklarını ihmal etmediği anlatılmıştır.

Dosya içerisine bulunan 01.03.2013 tarihli Sosyal Çalışmacı ... tarafından düzenlenen “Sosyal İnceleme Raporu'nda.

Çocuklardan ...'ın; yaşanan olaylardan dolayı babasının kendisine şiddet veya kötü muamelede bulunmadığını, .....'ın; şu an babalarının kendileriyle ilgilenmediğini, ancak kötü muamelede uygulamadığını, ...'nın ise; babasının kendisine kötü davranmadığı ve herhangi bir şekilde şiddet uygulamadığını belirttikleri netice olarak; anne babaları arasında boşanmayla sonuçlanan geçimsizlik sorununda; babalarından fiziksel kötü muamele görmedikleri ancak duygusal olarak yıpratıldıkları kanaatinin oluştuğu, bu yıpranmanın karı koca kavgası içerisinde olduğu,

dolayısıyla baba .....'ın çocuklarını ahlak, güvenlik ve sağlık açısından ağır şekilde tehlikeye sokmadığı, psikolojik olarak istismar etmediği, ancak çocuklarını ihmal ettiği kanaatinin oluştuğu belirtilmiştir.

...Asliye Ceza Mahkemesi; 2012/466 esas, 2013/514 karar sayılı hükmünde;

1- Sanık .... hakkında; mağdurlar .... ve ...haklarında sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesi ile ayrı ayrı beraatine,

2- Sanık ....'ın mağdur ...a karşı üzerine atılı “eşe karşı eziyet” suçunu işlediği sabit olduğundan 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı gözönüne alınarak eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 96/2-b maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığa verilen cezadan, TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

Sanık ..... 28.01.2008 tarihli temyiz dilekçesinde; aleyhinde hiç bir maddi delil bulunmadığını, Müştekinin çocukları ve yakın akrabalarını yönlendirerek aleyhine ifade vermesi nedeniyle cezalandırıldığını, suçsuz olduğunu, davacıya karşı hiçbir şekilde darp eyleminde bulunmadığını, anal bölgesinde de hiçbir lezyon tespit edilmediğini, kendisine iftira edildiğini, sosyal inceleme raporunda da aleyhine hiç bir durumun oluşmadığının tespit edildiğini beyan etmiş ve söz konusu kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dosyanın incelenmesinde sanığın müştekiyle anal yönden ilişki kurulduğuna ve dövüldüğüne dair iddianın dışında bir delile ve rapora rastlanılmamıştır.

Şikayetçi .... Mahkemede 17.10.2012 tarihli duruşmadaki beyanında özetle; sanığın eski eşi olduğunu, geçimsizlik nedeniyle boşandıklarını, sanığın evli kaldıkları dört yıl içerisinde sürekli alkol aldığını ve sarhoş olarak eve geldiğini, kendisine kötü sözler söyleyerek bazen şiddet kullandığını, boşanıp dini nikahlayaşayalım diye baskı yaptığını, ancak evin ihtiyaçlarını karşıladığını, ekonomik olarak bir sıkıntı yaşatmadığını, ayrıca çocuklarına karşı da gerekli ilgiyi gösterdiğini, onları sevdiğini ve ihtiyaçlarını giderdiğini, onlara karşı yanlış bir davranışına rastlamadığını, şikayetçi olmadığını, zaten boşandıklarını ve onu Allah'a havale ettiğini söylemiştir.

Tanık .... yeminli ifadesinde özetle; Şikayetçiyi komşusu olduğu için tanıdığını, şikayetçinin evindeki bağrışları duyabildiğini ancak ne söylendiğini anlayamadığını ve görmediğini, şikayetçi ve çocuklarına karşı herhangi bir kötü davranışına şahit olmadığını,

Tanık ...yeminli beyanında özetle; Şikayetçinin karşı komşusu olduğunu, şikayetçi ile sanık arasında bağrışmaları ve sanığın şikayetçiye hakaret içerikli sözler söylediğini balkondan işittiğini, bunun haricinde bilgisi bulunmadığını,

Tanık ...; Müştekinin ablası olduğunu, eşi olan ,,..'ın her akşam alkollü ve geç saatlerde geldiğini, hatta bir defasında arkadaşlarını da eve alkol almak için getirdiğini, bu yüzden ablasıyla sanığın tartıştıklarını, ilk zamanlarda evini geçindirebildiğini ancak son zamanlarda alkol bağımlılığından ailesine karşı sorumluluklarını yerine getiremediğini, ablasına “şerefsiz, sizin sülaleniz bozuk” şeklinde hakaret ettiğini duyduğunu,

Tanık....; kız kardeşinin eşi ...un neredeyse her akşam alkol kullandığını, geç saatlerde eve geldiğini, kendisini örnek göstererek “ablan gibi ikinci evliliğini mi yapmak istiyorsun” diyerek tartıştıklarını, eşini ve çocuklarını dövmediğini ama sürekli sözlü olarak hakaretlerde bulunup küfür ettiğini kardeşinden duyduğunu, eşiyle kavga etmesinin nedeninin eşine “resmi olarak boşanalım ama imam nikahıyla yaşayalım hükümeti dolandıralım dediğini” bu yüzden tartıştıklarını, daha önceden çalıştığını, ancak alkol bağımlılığından işini kaybettiğini, daha çok alkol almaya başladığını, yaklaşık bir yıl önce boşandıklarını, bir defasında "canınızdan çok sevdiğiniz birini öldüreceğim” dediğini,

Beyan etmişlerdir.

TCK.nun 96/1. maddesinde belirtilen suçun işlenebilmesi için; bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiillerde kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler, ancak bu fiiller ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerinde tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir.

Ana hatlarıyla belirtmek gerekirse; eziyeti oluşturan fiiller aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenebilirse eziyet suçu söz konusu olabilir.

Mağdur ve tanık anlatımı irdelenip eylemin rahim ve şefkatle bağdaşmayan bir nitelik taşıyıp taşımadığı, eylemin aile bireylerine kötü davranma suçunu oluşturup oluşturmayacağı üzerinde durulmadan yazılı biçimde eziyet suçundan hüküm kurulması ve bu suçtan kurulan hükmü onayan çoğunluk görüşüne bu nedenle katılamıyoruz.

Kabule göre de, sanık hakkında TCK.nun 3 ve 61 maddeleri de gözönünde tutulmadan, sanığın taktiren ve teştiden TCK.nun 96/1, 2/b madde ve fıkralarıyla neticeten 4 yıl 2 ay cezalandırılması usul ve yasaya aykırıdır.

Belirtilen nedenlerle, ....Asliye Ceza Mahkemenin mahkumiyet kararını onayan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 18.06.2015

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2015/620, K. 2015/19463, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2015/620
Karar No
2015/19463
Tarih
18 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/621 K.2015/1931
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/621 K.2015/21497
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/621 K.2015/3950
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/622 K.2015/3326
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/622 K.2015/20468
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/622 K.2015/3992

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.