KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2016/10951 E., 2017/6370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hırsızlık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- 5237 sayılı TCK.nun 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması ve kartın çalınması suçlarında mağdur kart sahibi olup, suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi bankanın, açılan davalara katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından şikayetçi banka vekilinin, kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ... ile ...'ın hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hırsızlık suçunun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıkların cezalandırılmamaları gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III- Sanıklar ..., ... ile ...'ın kredi kartının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlerine gelince:
Kredi kartının kötüye kullanılması suçu nedeniyle oluşan zararın kovuşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla TCK.nun 168/2 yerine 168/1. maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından; temel ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması isabetsiz ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere,
yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış, nakit çekimleri aynı ATM'den kısa aralıklarla yapıldığından tebliğnamenin zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK.nun 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun mağduru kart sahibi olup, suçtan doğrudan zarar görmeyen Türkiye İş Bankası'nın davaya katılma hakkı bulunmadığı halde, katılan sıfatı ile davaya kabulüne karar verilip lehine vekalet ücreti tayini,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2016/10951, K. 2017/6370, 31 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama