İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/17354 K.2018/1213

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanık ... hakkında 22.03.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve TCK.nun 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; İNEGÖL…

Esas2017/17354Karar2018/1213Tarih7 Şubat 2018Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2017/17354 E., 2018/1213 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Şubat 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanık ... hakkında 22.03.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve TCK.nun 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; İNEGÖL (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2016 gün ve 2010/281 esas, 2011/108 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Sanık hakkında başkasına ait kredi kartının kötüye kullanıldığı iddiasıyla açılan davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleşmesinden itibaren beş yıllık denetim süresinin sona ermesi nedeniyle; sanığın davanın düşürülmesi talebi üzerine mahkemesince dosya ele alınarak duruşma yapılmaksızın ek karar ile denetim süresi boyunca yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; duruşma açılıp taraflar haberdar edilip bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.02.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında açılan kamu davasının CMK.nun 231/10 maddesi uyarınca ortadan kaldırılarak DÜŞÜRÜLMESİNE dair yerel mahkeme Ek Kararının bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı olmamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 tarih ve 2...76/77 sayılı kararı ile birçok kararında belirtildiği üzere sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle içerisinde iki karar bulunduran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkumiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek yasa yolu CMK.nun 231. maddesinin 12. fıkrasında açıkça “itiraz” olarak belirtilmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine kurulduğu hüküm ise, CMK.nun 231.maddesinin 11. fıkrası uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine aykırılık üzerine açıklanan hüküm ile varlık kazanacağından ancak bu halde temyiz edebilme imkanı oluşacaktır.

1412 sayılı CMUK.nun temyiz yasa yolunu düzenleyen 308. maddesinin ilk fıkrası “Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir” şeklinde başlamaktadır.

Buna göre bir kararın temyiz edilebilmesi için o kararın “hüküm” niteliği taşıması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK.nun 223.maddesinde hükümlerin, Beraat, Ceza Verilmesine Yer Olmadığı, Mahkumiyet, Güvenlik Tedbiri, Davanın Reddi ve Düşme kararlarından ibaret olduğu belirtilmiştir.

CMK.nun 223. maddesinin 8. fıkrasında düşme kararı “Türk Ceza Kanununda Öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturmaya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere ancak, Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı halinde kurulan düşme kararları hüküm niteliğindedir. Türk Ceza Kanunundan kaynaklanmayan bir davanın düşme sebebi CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca hüküm değildir.

Türk Ceza Kanununda davanın düşmesi;

1- Sanığın ölümü (TCK.nun 64.md.), 2- Af (TCK.nun 65.md.), 3- Dava zamanaşımı (TCK.nun 66.md.), 4- Ceza Zamanaşımı (TCK.nun 68.md.), 5- Şikayetten Vazgeçme (TCK.nun 73/4.md.), 6- Şikayet süresini geçirmek (TCK.nun 73.md.), 7- Ön ödeme (TCK.nun 75.md.), olarak sayılmış olup bu durumlarda CMK.nun 223/8. maddesi gereğince düşme kararı verilebilecektir.

CMK.nun 231. maddesinin 10. fıkrası “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

CMK.nun 231/12. maddesine göre itiraz yasa yoluna tabi olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin karar itiraz edilmeksizin veya itirazın reddi üzerine kesinleşmesinden sonra sanık hakkında CMK.nun 231/8. maddesi uyarınca beş yıllık bir denetim süresi başlayacaktır. Bu aşamadan sonra davanın müşteki, mağdur veya katılanı ancak belirlenen denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine uyulmaması nedeniyle açıklanacak hükümde taraf olması devam edebilecektir.

Belirlenen denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi veya denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılması halinde CMK.nun 231/10.maddesi gereğince kanunun emredici hükmü olması sebebiyle zorunlu olarak düşme kararı verilecektir.

Buradaki düşme kararı ilk hükme bağlı ve il hükmün sonucu olarak kanunda açıkça yer alması nedeniyle zorunlu olarak verilebilecek bir düşme kararıdır.

Zira, kanunun emredici hükmü karşısında denetim süresinin tamamlanması halinde artık herhangi bir inceleme araştırma delillerin tartışılması, takdir haklarının kullanılması, yasal veya takdiri arttırım veya indirim nedenlerinin uygulanması gibi hususlar söz konusu olmadığından açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecektir.

CMK.nun 231/10. maddesindeki "Açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında burada karma bir hüküm olduğu görülmektedir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılması halinde öncelikli açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılacak ve bunun sonucu olarak da düşme kararı verilecektir.

Tüm yasal düzenlemeler birlikte ve bir arada değerlendirildiğinde CMK.nun 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca verilen düşme kararı CMK.nun 223/8. maddesi kapsamında Türk Ceza Kanununda öngörülen bir düşme kararı olmadığından temyiz yasa yoluna tabi olmayıp CMK.nun 267, 268. maddeleri gereğince itiraz yasa yoluna tabi olduğundan temyizen incelenmesi olanaklı değildir.

Diğer yandan CMK.nun 231. maddesinin 10. fıkrası gereğince verilen düşme kararın koşulları, kararın önceden kesinleşmiş olması ve davanın ortadan kaldırılması sonu verilecek olması gözönüne alındığında daha önce kesinleşen davanın şikayetçi, mağdur veya katılanın verilen düşme kararına karşı yasa yollarına başvuru hakkı bulunmamaktadır.

CMK.nun 231.maddesinde veya başka bir maddede 10. fıkra uyarınca verilen düşme kararlarının duruşmalı yapılacağına ilişkin bir hüküm yoktur. esasen CMK.nun 231. maddesinin 5, 6, 8, 10, 11, 12 fıkraları birlikte değerlendirildiğinde ve düşme kararının koşulları, süresi gibi hususlar gözönüne alındığında duruşma açılması gerekmediği sonucuna varılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2006 tarih ve 2006/1...39...006/39 sayılı kararı ile birçok kararında herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması, takdir haklarının kullanılmasının gerekmediği durumlarda evrak üzerinde karar verilebileceği vurgulanmıştır.

CMK.nun 231. maddesinin 10.fıkrası uyarınca verilen düşme kararlarında da herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması söz konusu olmadığından duruşma yapılması zorunluluğu yoktur.

Diğer yandan, CMK.nun 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca verilen düşme kararları yönünden duruşma açılmasının kabulü durumunda, yasal bir zorunluluk bulunmaması ve koşulların varlığı halinde düşme kararı verilmesinin kanun hükmü olması karşısında mahkemelerin gereksiz olarak bir iş yükü ile karşı karşıya bırakılacaktır.

Bu itibarla, yerel mahkeme kararının bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 07.02.2018

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/17354, K. 2018/1213, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2017/17354
Karar No
2018/1213
Tarih
7 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/17375 K.2018/1184
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/17384 K.2018/2968
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/17386 K.2018/2100
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/17403 K.2018/2967
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/17410 K.2018/990
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/17419 K.2018/2760

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.