İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/18227 K.2020/9264

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2017/18227Karar2020/9264Tarih10 Şubat 2020Okuma6 dk · 1.190 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2017/18227 E., 2020/9264 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
İftira
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.190 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarih ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.

(Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra açıklanmış olduğundan kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu, hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği,

bu nedenle kanun yolu incelemesinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; sanık müdafiin istinaf talebi ile ilgili gereğinin mahallince yapılması için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 10.02.2020 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(K.D.)

KARŞI DÜŞÜNCE

Sayın Çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi (BAM)’nin göreve başladığı 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesine dair kararın, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yürütülen muhakeme sonucu anılan tarihten sonra hükmün açıklanması sebebiyle kanun yolunda BAM’nin görevli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Bir yargılama makamının verdiği bir kararda hukuka aykırılık olduğu iddiasıyla çıkarılan uyuşmazlığı çözmek üzere yürütülen muhakeme faaliyeti “kanun yolu davası” olarak adlandırılmaktadır. Kanun yolu “dava” olunca; yetkili ve görevli makamın da tarafların iradesi dışında belirleneceği ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur.

CMK’nin 231/5. vd. maddelerine göre verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararı, CMK’nin 223. maddesi anlamında “hüküm niteliğinde olmayan” bir mahkeme kararıdır. Bu karara karşı gidilebilecek kanun yolunun ise itiraz olup; sadece hükmün açıklanması durumunda “düşme” kararı verileceği ve bu kararın hükümlerle aynı kanun yoluna tâbi olduğu aşikardır.

Hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararı verilmesini kabul eden sanık, bu iradesini ortaya koyduğu anda söz ettiğimiz durumu bilmektedir, şöyle ki; hükmün açıklanmasının ertelenmesini kabul ettiği takdirde hakkında itiraza tabi bir karar verileceğini; ancak denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği veya denetimli serbestlik tedbirlerine uyduğu takdirde hakkında “hüküm” niteliğinde ve (20 Temmuz 2016 öncesi verilen hükmün açıklanması ertelenmesi kararları üzerinden örnekleyecek olursak) temyiz kanun yoluna başvurulabilen bir karar verilecektir.

Kuşkusuz, temyiz kanun yolu, içerdiği mekanizmalar bakımından istinaf denetiminden daha güvencelidir.

Şöyle ki, davanın Yüksek Mahkeme olarak Yargıtay’da beş yüksek hâkim tarafından karara bağlanacak olması, davayı karara bağlayacak yüksek hâkimlerin nitelikleri, seçilme usulleri ve sahip oldukları yüksek hâkimlik güvencesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tebliğname düzenlenerek temyiz davasının esası hakkında görüş bildirilmesi, ilk derece mahkemesinin direnme kararı verebilmesi, Yargıtay Özel Daire kararının Ceza Genel Kurulunda incelenebilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazına konu edilebilmesi gibi mekanizmalar istinaf kanun yolunda bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, suçsuz olduğuna inanan veya çeşitli saiklerle belki de Ceza Adalet Sisteminin işleyişine yeterince güvenemeyen sanığın “hakkındaki hüküm açıklansa dahi temyiz kanun yolu denetiminden yararlanmak hakkına sahip olduğu” inancıyla ve bu hukuki güvenceyle hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararını kabul etmiş olması pekala mümkündür.

Kanun yoluna başvurmanın bir hak olup; hem suç şüphesi altındaki kişi ve uyuşmazlığın tarafları hem de toplum yönünden esaslı bir teminat oluşturduğu kuşkusuzdur. Şüphesiz, uyuşmazlıkların hukuka uygun şekilde çözümlenmesinde ve bu anlamda mahkeme kararlarının denetiminde tarafların ve toplumun vazgeçilemez yararları vardır.

Bu anlamda, Anayasamız ve CMK yanında 14 Mart 1985’de imzaladığımız İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek 7 No’lu Protokol ile “iki dereceli yargılanma hakkı” güvence altına alınmıştır. Bu hakkın kullanımını güvenceye alan normlara uygun şekilde kanun yolunun da fiilen belirlenmesi gereklidir.

Bu bağlamda, sanık hakkındaki uyuşmazlığın mahkemece hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararıyla çözümlendiği ve sanığın bu konudaki iradesini ortaya koyduğu andaki normlar esas alınarak kanun yolunun belirlenmesi hayati önemdedir.

Kanun yoluna başvurma hakkına ilişkin olarak “konumuz ile ilgili” temel ilkeleri kısaca bu şekilde belirttikten sonra ulaştığımız sonuçları sıralayabiliriz:

A) Kanun yoluna başvurma hakkının korunması bakımından gerekçelerimiz

1) Mahkemece uyuşmazlığın “mahkeme kararı ile çözümlendiği” yani “yargıya ulaşıldığı” zaman dilimi olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği 13 Şubat 2014 tarihine göre kanun yolu belirlenmelidir.

2) Sanık denetim süresi içinde “yeni suç işlemesi veya tedbirlere uymaması sebebiyle hüküm açıklansa bile” açıklanacak hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğunu bilmekte ve o güvenceyle toplumsal ve bireysel hayatına devam etmektedir.

3) Sanığın 7 Nisan 2016 tarihinde denetim süresi içinde suç işlediği gözetildiğinde anılan suç işleme kararını alırken dahi hakkındaki hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının temyiz kanun yolu güvencesinde olduğunu bilmektedir.

4) İstinaf kanun yolunun 2005 yılında kabul edildiği ancak faaliyete geçmesinin 2016 yılına gelinceye kadar onbir yıl boyunca sürekli ertelendiği gözetildiğinde Devletin dâhi bilmediği bir hükmün, adli organın yürürlük ve faaliyet tarihinin sanık tarafından bilinmesini veya tahmin edilmesini beklemek hukuki güvenlik ilkesine de aykırı olacaktır.

Söz edilen gerekçelerle mahkeme kararının tâbi olduğu kanun yolunun sanık hakkında hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının verildiği yani uyuşmazlığın çözümlendiği tarihe göre belirlenmesi kanun yoluna başvurma hakkının korunması bakımından zorunluluk arz etmektedir.

B) Eşitlik ilkesine uygunluk bakımından gerekçelerimiz

Aksi düşüncenin kabulü, yani mahkeme kararının tâbi olduğu kanun yolunun ertelenmiş hükmün açıklandığı tarihe göre belirlenmesi durumunda eşitlik ilkesine aykırı durumlar doğabilecektir. Yine hukuki güvenlik ilkesinin zedelenme olasılığının da ortaya çıkması kaçınılmazdır. Örnekler üzerinden ilerleyecek olursak:

1) Aynı davada yargılanan sanıklardan bir kısmı hakkında hüküm; bir kısmı hakkında ise hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararı verilmesi durumunda aynı uyuşmazlık bazı sanıklar yönünden temyiz; bazı sanıklar yönünden istinaf kanun yoluna tâbi olabilecektir. Bu durum ise, aynı uyuşmazlığa dair birbirinden farklı hükümlerin kesin hükme dönüşmesine sebebiyet verebilecek ve hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturacaktır.

2) Sanık hakkında hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresinin başladığı gözetildiğinde sanık hakkındaki hükmün açıklandığı tarihin 20 Temmuz 2016 öncesi veya sonrası olmasına göre farklı kanun yollarının belirlenmesi gibi bir açmaz ortaya çıkabilecektir. Bu ihtimal, birden çok sanık hakkında hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararı verilmesi durumunda bunların hakkındaki hükümlerin farklı tarihlerde açıklanması durumunda da benzer şekilde yani farklı kanun yollarına tâbi olma şeklinde ortaya çıkacaktır. Bu durum da aynı durumda olanlar hakkındaki kararların farklı denetim usullerine tâbi kılınması anlamına gelecek olup; eşitlik ilkesine aykırı olacaktır.

3) Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ilişkin muhakemenin uzun sürmesi veya hükmü açıklayacak mahkemeye yeni suçun veya denetimli serbestlik tedbirlerine uymama durumunun ihbar edilmesinin gecikmesi de aynı durumdakiler için farklı kanun yollarının belirlenmesine yol açabilecektir. Bu hâlin de yine aynı durumdakiler için farklı denetim usullerinin kabulü anlamına geleceği ve eşitlik ilkesine aykırı olacağı kuşkusuzdur.

Belirtilen tüm hâllerin de failin iradesi dışında ve ona izafe edilebilecek sorumluluklar dışında olup; adli mercilerin yürüttüğü işlemlerden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Dolayısıyla, bu durumlarda fail aleyhine, onun haklarını kullanmasını engelleyen veya sınırlayan sonuçların da kabul edilmemesi gereklidir. Nitekim, görülmekte olan davada sanık hakkında denetim süresi içinde işlediği suçtan yürütülen muhakemede 7 Nisan 2016 tarihinde hüküm verilmiş ancak bu hüküm 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra kesinleşmiştir. Eğer sanık hakkında bu suçtan muhakeme daha kısa bir zamanda yürütülebilseydi açıklanan hüküm istinaf değil temyiz kanun yoluna tabi olacaktı.

Anılan gerekçelerle sanık hakkındaki hükmün temyiz kanun yoluna tabi olması öncelikle temyiz yolunun içerdiği güvenceler ile kanun yoluna başvurma hakkının korunması bakımından gereklidir. Öte yandan, aksi düşüncenin kabulü halinde eşitlik ilkesine ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı durumlara yol açılabileceği kanaatindeyim. Bu itibarla sayın çoğunluğun dava dosyasının incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesi yönündeki düşüncesine katılamıyorum.10.02.2020.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/18227, K. 2020/9264, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2017/18227
Karar No
2020/9264
Tarih
10 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/18250 K.2020/3875
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/18251 K.2020/4411
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/18253 K.2020/10437
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/18265 K.2020/10430
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/18269 K.2020/9109
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/18273 K.2020/9373

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.