İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/21414 K.2020/771

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2017/21414Karar2020/771Tarih15 Ocak 2020Okuma7 dk · 1.347 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2017/21414 E., 2020/771 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ocak 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik
Hüküm
Beraat, mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.347 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Mağdur adına üretilen kredi kartının değişik yerlerde birden fazla kullanıldığının anlaşılması karşısında, TCK.nın 245/3. madde ve fıkrası gereği tayin olunan cezadan TCK.nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

I- Yapılan yargılamaya,dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, sahte üretilen kartı kullanmak suçunun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre Cumhuriyet Savcısının suç vasfına, sanığın sübuta ve yetersiz gerekçe ile karar verildiğine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün oybirliğiyle ONANMASINA,

II- Cumhuriyet Savcısının özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:

Başkasına ait kimlik bilgileri kullanılarak sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi eylemleri 5237 sayılı TCK.nın 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar olarak düzenlendiği dikkate alınarak,sanığın internetten başvurup babası adına katılan bankadan sahte kredi kartı üretip kredi kartı sözleşmesi düzenlenmesi ve kartı teslim almak şeklindeki eyleminin, mağduru banka olup TCK.nın 245/2. maddesindeki suç kapsamında cezalandırılması gerekirken TCK.nın 245/3.maddesinin unsuru olduğunun kabulüyle özel belgede sahtecilik suçundan karar verilmesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2020 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda özel belgede sahtecilik suçundan beraatine dair yerel mahkeme kararının bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne bozma gerekçesi yönüyle aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı olmamıştır.

Sanık ...'ın babası şikayetçi ...'ın kimlik bilgilerini kullanarak internet üzerinden Bank Asya- Bursa- ... Şubesine başvurarak kredi kartı başvurusunda bulunduğu, bankaca çıkarılan kredi kartını babası şikayetçi ... adı ile kredi kartı sözleşmesini imzalayarak teslim aldığı ve kullanmak suretiyle yarar sağladığı olayda, yerel mahkemece sanığın sahte üretilen kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak suçundan TCK.nın 245/3, 62, 52/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan açılan davayı ise kredi kartı sözleşmesinin TCK.nın 245/3. maddesindeki suçun unsuru olduğu gerekçesiyle atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.

Sayın çoğunluk tarafından, sanığın babasına ait kimlik bilgileri ile bankaya başvurarak kredi kartı çıkarılması şeklindeki fiilinin TCK.nın 245/2, 43. maddesindeki suçu oluşturacağı kabul edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

TCK.nın 245/2. maddesi 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği ilk halinde bulunmamaktadır. 5377 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle ikinci fıkra olarak TCK.nın 245. maddesine eklenmiştir.

TCK.nın 245/2. maddesi “Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” şeklindedir.

5377 sayılı Kanun’un 27. maddesinin gerekçesinde “Başkalarına ait banka hesapları ile ilişkilendirilerek üretilen sahte banka veya kredi kartlarının ticari amaçlı olarak piyasaya sürülmesi karşısında, bu fiilleri yaptırıma bağlamak amacıyla..” denilmek suretiyle TCK.nın 245. maddesinin ikinci fıkrasının sonradan maddeye eklenmesinin amacı açıkça belirtilmiştir.

Gerek madde metninde, gerekse maddenin ikinci fıkrasının gerekçesinde açıkça vurgulandığı üzere TCK.nın 245/2. maddesindeki sahte banka veya kredi kartının başkalarının banka hesapları ile ilişkilendirilmek suretiyle üretilmesi halinde ikinci fıkradaki suç oluşacaktır.

TCK.nın 245. maddesinin ikinci fıkrasının sonradan maddeye eklenmesinin temel amaç ve düşüncesi son yıllarda çokça görülen ve rastlanılan ve uygulamada “kopya kart”, “ikiz kart” diyerek adlandırılan mevcut banka hesabı ile ilişkilendirme sonucu oluşturulan ve yaygınlaşan fiillerin müeyyide altına alınmasıdır.

Başkasının kimlik bilgileri ile ilk defa bankaya başvurularak kart çıkarılması halinde adına kart çıkarılan kişinin daha önce banka hesabı bulunmadığından ilişkilendirilmeden söz etmeye olanak yoktur. Bu sebeple, ilişkilendirme olmadan sahte kimlik belgeleri ile bankadan başkası adına kart çıkarılması durumunda kullanılan belgelerin niteliğine göre özel veya resmi belgede sahtecilik suçu, bu kartın kullanılması ve yarar sağlanması durumunda TCK.nın 245/3. maddesindeki suç oluşacaktır.

Başka bir anlatımla, TCK.nın 245/2. maddesindeki suç, önceden mevcut bir hesap ile ilişkilendirme sonucu oluşturulan ve uygulamada “kopya kart”, “ikiz kart” diye adlandırılan kartları kapsamaktadır.

“Banka ve kredi kartının tanımı, 5464 sayılı Banka veya Kredi Kartları Kanunu’nun 3 üncü maddesinde yapılmıştır. Banka kartı, mevduat hesabı veya özel cari hesapların kullanımı dahil bankacılık hizmetlerinden yararlanmayı sağlayan kartı,

Kredi kartı, nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını şeklinde, aynı maddenin (g) bendinde kart çıkaran kuruluş olarak da, banka kartı veya kredi kartı düzenleme yetkisini haiz bankalar ile diğer kuruluşlar olarak tanımlanmıştır.

5464 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde de kartlı sistem kurma, kart çıkarma, üye işyerleri ile anlaşma yapma, bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma faaliyetleri için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan izin almaları gerektiği ifade edilmiştir.

Aynı Kanunun 37/2. maddesine göre de, kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eklerinde sahtecilik yapanlar veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile mahkum edileceklerdir.

5464 sayılı Kanunun 3, 4 ve diğer maddeleri birlikte değerlendirildiğinde banka veya kredi kartı çıkarmanın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluşunun izin verdiği banka veya kredi kuruluşlarına aittir.

Banka ve kredi kartlarını ancak BDDK’dan izin alan kuruluşlar çıkartabileceklerdir.

TCK.nın 245/2. maddesinde “Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden..” şeklinde tanımlanan suçun oluşumu için, sahte oluşturulan kartın başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmesi gerekir.

İlişkilendirmenin Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlük karşılığı “ilişkili duruma getirmek” olarak tanımlanmıştır.

Burada önemli olan unsur, karta, başkasının hesap numarasını ve hesap bilgilerini aktararak kartın oluşturulmasıdır.

Maddedeki, üretme, satma, devretme, satın alma, kabul etme şeklindeki seçenek hareketlerde fiilin ticari amaçla yapılmasını ifade etmektedir.

Suçun oluşumu için öncelikle, ilgili kuruluşlarca izin alan banka ve kredi kurumlarınca gerçek veya tüzel kişi adına açılmış bir banka ve kredi kartı hesabı olmalıdır. Daha sonra da bu hesaba ilişkin bilgilerin bir şekilde kopyalanarak kartın üretilmesi ve maddedeki diğer seçenek hareketlerin gerçekleştirilmesi gerekecektir.

Başka bir anlatımla, banka veya kredi kuruluşlarının yetkisinde bulunan banka veya kredi kartının yetkisiz olarak sahte oluşturulmasıdır.

Sahte kimlik ve belgelerle, kart çıkarma yetkisine sahip bankalara başvurup o kişiler adına hesap oluşturulması ve bu hesaptan kart alınıp kullanılması hesapla ilişkilendirme bulunmadığından TCK.nın 245/2. maddesindeki suçu oluşturmayacaktır.

Başkasına ait sahte kimlik veya kimlik bilgileri ile o kişi adına kart çıkarılması halinde, kart, kart çıkarmaya yetkili kuruluş tarafından düzenlenmekte ve doğrudan hiçbir ilişkilendirme olmadan çıkarılmış olması nedeniyle TCK.nın 245/2. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayacaktır.

Başkasına ait kimlik bilgileri ve belgeleri ile bankaya başvurup, kredi kartı sözleşmesi düzenlenmesi ve kredi kartının kullanılması durumunda fiil 5464 sayılı Kanunun 37/2. maddesindeki suçu ve kredi kartı sözleşmesi düzenlenmesi esnasında kullanılan belgelerin özelliğine göre TCK.nın 204, 207. maddelerindeki suçu oluşturacaktır.

Diğer yandan TCK.nın 245/2. maddesinde düzenlenen suçun konusu sahte banka veya kredi kartıdır. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için farklı zamanlarda birden fazla kart üretilmesi gerekmektedir. Sahte oluşturulan kartın dayanağını oluşturan belgelerin konusu sahte banka veya kredi kartı olan suç yönünden TCK.nın 43. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Ancak; sahtecilik suçu yönünden hüküm kurulması durumunda koşulları varsa zincirleme suç hükümleri uygulanabilecektir.” şeklindeki açıklama ile aynı hususlara vurgu yapılmıştır.

Sonuç olarak, TCK.nın 245. maddesinin 2. fıkrası ile fıkra gerekçesinde açıkça söz edildiği üzere bu fıkradaki suçun oluşması için öncelikle başkasının bir banka hesabı bulunmalı ve bu hesap ile ilişkilendirilerek sahte kart (kopya kart-ikiz kart) üretilmelidir. Başkasının banka hesabı olmadan, kişilerin kimlik belge veya bilgileri kullanılmak suretiyle bankaya başvurularak kart çıkarılması durumunda, başkasının hesabı ile ilişkilendirme olmadığından TCK.nın 245. maddesinin ikinci fıkrasındaki suç oluşmayacaktır. Ancak, kullanılan belgelerin niteliğine göre özel veya resmi belgede sahtecilik suçu oluşabilecektir.

Somut olayda sanık internet üzerinden babası şikayetçi ...'ın kimlik bilgilerini kullanarak, herhangi bir banka hesabı ile ilişkilendirme olmadan Bank Asya- Bursa- Demirtaş Şubesine başvurarak kredi kartı çıkarttığı ve kullanmak suretiyle yarar sağladığı, sanığın kredi kartını teslim alırken şikayetçinin kimlik bilgileri ile kredi kartı sözleşmesi ve teslim tutanağını imzalamak suretiyle sahte özel belge düzenlediği anlaşılmakla, sanığın fiili özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmaktadır. Şikayetçinin hesabı ile bir ilişkilendirme olmadığından TCK.nın 245/2. maddesindeki suçun oluşması olanaklı değildir. Yerel mahkemenin, özel belgede sahtecilik suçunun oluşmasına rağmen TCK.nın 212. maddesi gözardı edilerek hatalı değerlendirme sonucu verilen beraat kararının bozulması gerekmektedir.

Bu itibarla yerel mahkemece özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat kararının bozulmasına yönelik sayın çoğunluğun gerekçesine katılma imkanı olmamıştır. 15.01.2020

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/21414, K. 2020/771, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2017/21414
Karar No
2020/771
Tarih
15 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/21486 K.2020/1840
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/21505 K.2020/1179
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/21506 K.2020/151
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/21511 K.2020/815
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/21513 K.2020/1173
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/21530 K.2020/1236

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.