KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2018/4096 E., 2020/10227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İftira
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2010 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararından anlaşıldığı üzere, olay tarihinde sanığın, ...’a yönelik eylemi nedeniyle ... ..., ... ... ve Muammer ... tarafından yaralanması sırasında sanığın yere düşen cüzdanı ve telefonunu Muammer ...'in aldığını iddia etmesi, ...’in de şahsın kimliğini belirlemek amacıyla aldığını söylemesi nedeniyle kamu davası açılmaması ve sanığın eşyaları karakolda teslim edildiğini beyan etmesi karşısında; sanığın iddialarının bir kısım vakalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmayıp T.C.
Anayasasının 74. maddesinde düzenlenen Anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesinde hükmün başında; hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet Savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafinin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği yazılması gerektiği belirtildiği halde, mahkemenin gerekçeli karar başlığında mağdurların ad ve soyadı ile açık adres bilgilerinin yazılmaması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2018/4096, K. 2020/10227, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama