KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2019/10671 E., 2022/7441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
... ...
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan suçun hükümden sonra uzlaşma kapsamına alındığı gözetildiğinde bu suç yönünden uyarlama yargılamasının yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Ceza Genel Kurulu'nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek, aynı fiilden dolayı iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır."
Somut olayda mağdurların, sanıklara ait restauranta gittikleri ve gelen hesabı ödeyemedikleri ve sanıkların hesabın ödenmemesi halinde çıkamayacaklarını belirterek ayrılmalarına izin vermedikleri ve bunun üzerine katılan ...’ın parayı getireceğinden bahisle dışarı çıktığı ancak katılan ...’ın çıkmasına izin verilmediği olayda, eyleminin, kül halinde tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu,
tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-b maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin vasıf yönünden bölünerek tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
./..
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/10671, K. 2022/7441, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama