KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/10171 E., 2023/6973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/143 E., 2015/366 K.
- Suçlar
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; kasten yaralama suçundan da açılmış dava olduğundan bu suçtan da hüküm kurulması gerektiğine, etkin pişmanlık hükmünün uygulanamayacağına, usul ve esas yönünden yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafinin temyiz isteği; sanıkta suç işleme kastı olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın lehine olan indirimlerin uygulanmadığına, re'sen gözönünde bulundurulacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, resmi nikahlı eşi olan mağdurun garson olarak çalıştığı Son Durak isimli işyerine geldiği, mağduru darp ettiği ve zorla araca bindirerek işyerinden götürmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A-Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden;
1.Dosya kapsamı, müşteki anlatımları, adli rapor, tanık beyanları, sanık savunmaları, kamera çözümleme tutanağı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin, sanıkta suç işleme kastı olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı ve lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B-Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden;
1.Dosya kapsamına göre, anığın, resmi nikahlı eşi olan mağdurun garson olarak çalıştığı Son Durak isimli işyerine geldiği, iş bitiminde mağduru kaldığı pansiyona bırakmak istediği, bu isteğini kabul etmeyen mağduru darp ettiği ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaraladığı ve mağduru cebir kullanarak zorla araca bindirip işyerinden götürdüğü olayda sanığın eyleminin kül halinde cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu,
kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı suç olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek ilk derece mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından Cumhuriyet savcısının, kasten yaralama suçundan da açılmış dava olduğundan bu suçtan da hüküm kurulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mağdurenin sanık tarafından basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/10171, K. 2023/6973, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama