KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/3412 E., 2022/18109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ceza Genel Kurulu'nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden bölünerek, ayrı suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacak olup;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; Sanığın, olay tarihinde parkta gördüğü 18 yaşından küçük mağdurun yanına giderek "ben senin babanı tanıyorum, erkeklerle tanıştığını babana söyleyeceğim, baban beni görevlendirdi", "ben seni takip ediyorum, benimle gelirsen ben sana herşeyi gösteririm", diyerek kolundan tutmak suretiyle ormana doğru çektiği, ormanın içine vardıklarında "senden hoşlanıyorum, seninle arkadaş olmak istiyorum" diyerek kolundan tutup sarılıp, öpmeye çalıştığı ancak mağduru ittirmesi nedeni ile öpemediği, daha sonra mağduru tekrar parka geri getirerek oraya bıraktığı olayda;
a)Sanığın, mağdura yönelik, "Benim ile gelmezsen, erkeklerle tanıştığını babana söyleyeceğini" şeklindeki eyleminin şantaj değil, TCK 106/1 maddesinde tanımlı tehdit suçunu oluşturduğu ve mağduru bu şekilde tehdit ederek ormana götürmesinin de kül halinde, çocuğa karşı, cinsel amaçlı, cebir ve tehdit uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna vücut verdiği,
mağdura yönelik tehdit eyleminin de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nın 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5 maddeleri gereğince tek bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması ve suç vasfında yanılgıya düşülerek, 109/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/3412, K. 2022/18109, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama