KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/5095 E., 2023/969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/739 E., 2016/106 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Suç tarihleri
- 2011 Aralık, 27.02.2012
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.10.2015 tarihli ve 2015/10144 Soruşturma, 2015/4933 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109'ncu Esas No : 2020/5095
maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık verilen cezanın haksız olduğu, katılan ...'nın diğer davada mağdure olan ...'ya destek olma amacıyla şahitlik yaptığı, 4 yıl boyunca katılanı servisle okula getirip götürdüğü ancak aralarında herhangi bir yakınlaşma olmadığına dair sebeplerle hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, olay tarihinde yaşı ... olan katılanı okula götüren servis şoförü olduğu, 2011 Aralık ayında katılan ...'ü rızası dışında servis aracının içine çekiştirip zorla arka koltuğa götürerek cinsel amaçla alıkoyduğu, yine bir ... sonra aracın kapılarını kapatarak katılanı rızası dışında cinsel amaçla alıkoyduğu, 27.02.2012 tarihinde ise sanığın araçta bulunan diğer öğrencileri dağıttıktan sonra aracı tenha bir yere çekerek katılanı cinsel amaçla alıkoymasına ilişkindir.
2. Sanık hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2012/279 esas sayılı dosyasında mağdur ... ... yönelik eylemleri yönünden vücuda organ sokmak suretiyle çocuğa karşı cinsel istismar ve kişiyi ... yoksun bırakma suçlarından, eldeki davada katılan olan ...'e karşı olan eylemleri yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
3. Yapılan yargılama neticesinde sanığa, mağdure ... ... yönelik cinsel istismar fiilinden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasına, hürriyeti yoksun bırakma fiili bakımından ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası,
53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Sanığın, eldeki davada katılan olan ...'e karşı cinsel istismar fiileri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ayrıca hürriyeti yoksun kılmaya dair fiillerinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası,
53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
4. Sanığın ilk derece mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay'ca temyiz incelemesi yapılmıştır. Diğer tüm hükümler bakımından dosya onanmış ancak sanık hakkında Mağdur ...'e yönelik hürriyeti yoksun kılma suçundan kamu davası açılmadığı halde bu suçtan dolayı hüküm kurulması 5271 sayılı Kanun'un 225 ... maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında verilebileceği ifade edilerek bozulmuştur.
5. Bozma sonrası ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ve 25.06.2015 tarihli duruşmada sanığın, ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı iddianame düzenlenmesi için ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur. Yapılan Esas No : 2020/5095
soruşturma neticesinde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası sevk maddeleri içeren iddianame düzenlenmiş, düzenlenen iddianame ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilerek yargılama safhasına geçilmiştir.
6. Yargılama sırasında sanık mahkeme sorgusunda; kendisine karşı komplo kurulduğu, öğrencileri uyardığı için komplo mağduru olduğu, suçlamayı kabul etmediği beyanlarında bulunmuştur. Katılan ... ise mahkeme huzurundaki ifadesinde; diğer mağdurla arkadaşlığı bulunmadığını, komplo kurmak için nedenin olmadığını, ayrıntılı ifadesini ağır cezaya verdiğini belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın katılana karşı, farklı zamanlardaki cinsel amaçla alıkoyma eylemleri ... olmasına rağmen mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Mahkemece gerekçeli kararda alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilmesine rağmen hükümde alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuştur. Ancak sanık aleyhine temyiz olmadığından bu husus bozma konusu yapılmamıştır.
3. Tüm dosya kapsamından, sanığın katılan ...'e karşı eylemlerini Aralık 2011-27.02.2012 tarihleri arasında gerçekleştirdiği tespit edilmesine rağmen ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında, suç tarihinde hataya düşülerek 17.04.2012 olarak belirtilmesi düzeltilebilecek maddi bir hata olup bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/5095, K. 2023/969, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama