KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/7525 E., 2022/3997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık ... müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık müdafinin, sanık hakkındaki beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede, sanığın 19.06.2012 tarihinde ateşli silah ticareti yapmak suçunu işlediği iddia edilerek 6136 sayılı Yasanın 12/1-2. maddesi uyarınca ve 27.11.2012 tarihinde de ruhsatsız tabanca mermisi bulundurmak suçunu işlediği iddia edilerek 6136 sayılı Yasanın 13/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında 19.06.2012 tarihinde sanık ...
...'ın aracında ele geçirilen silahı kişisel gereksinimi nedeniyle satışını yaptığı ve sanığın her iki eyleminin bir bütün halinde ruhsatsız tabanca ve mermilerini taşımak ve bulundurmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamenin 5-c. maddesindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında 23.11.2012 tarihli eylem nedeniyle 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu, UYAP’tan yapılan incelemede.
23.11.2012 tarihli aynı eylem nedeniyle Hopa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucu 12.06.2013 tarihli iddianameyle Hopa Asliye Ceza Mahkemesinde sanıklar ... haklarında 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada mahkemenin 11.03.2014 gün ve 2013/483 Esas 2014/172 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de.
5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği denetim süresince askıda bulunan kararının sanık yönünden kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü niteliği bulunmadığından, iddianame tarihi itibariyle sonra olan Hopa Asliye Ceza Mahkemesince hükmün açıklanması sırasında mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi ve mükerrer olan davanın reddi açısından, bu hususun mahkemesine ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede sanığın 04.02.2012 tarihinde ateşli silah ticareti yapmak suçunu işlediği iddia edilerek 6136 sayılı Yasanın 12/l-2. maddesi uyarınca ve 27.11.2012 tarihinde de ruhsatsız tabanca bulundurmak suçunu işlediği iddia edilerek 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildiği, mahkemece sanığın her iki eyleminin bir bütün halinde ruhsatsız tabanca taşımak suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın her iki eylemi arasındaki zaman farkının fiili kesintiyi oluşturduğu gözetilerek 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca iki kez cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre; sanık ... ve sanık ...'ın bir nedene dayanmayan; sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin somut delil bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, suç kastının gerçekleşmediğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/7525, K. 2022/3997, 8 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama