KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/8478 E., 2020/18529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma, kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelemesinde; Sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan tayin edilen adli para cezasının nevine ve miktarına göre hükmün, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2) Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelemesinde;
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir.
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda, sanığın bilinen gerçek kimliği ile işlediği iddia edilen suçla olarak polis ekiplerince araştırılmaya başlandığı ve sanığın kullandığı iddia edilen ... plakalı aracın durdurularak araç içerisinde bulunan sanıktan kimliğini ibraz etmesi istendiği, sanığın bunun üzerine mağdur '...'e ait nüfus cüzdanı ile kendisini tanıttığı, akabinde şahsa soruşturma konusu olayla ilgili bilgi verilerek yasal haklarının yüzüne okunduğu, emniyet amirliğine götürüldüğü esnada sanığın gerçek adının '...' olduğunu beyan etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, mağdur adına hiç bir belge düzenlenmediği,
ayrıca sanığın gerçek kimlik bilgileri ile işlem yapılmak üzere arandığında, kardeşinin kimlik bilgilerini kullandığı olayda eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesine uyduğu ve idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/8478, K. 2020/18529, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama