KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/17302 E., 2023/9506 K.
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/518 Esas, 2011/938 Karar
- Suç
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Karar
- Mahkûmiyet
- Kanun yararına bozma yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2011 tarihli kararı ile hükümlü ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin temyiz isteminin süreden reddi kararı ile 08.04.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.10.2021 tarihli ve 2021/15041 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2021 tarihli ve KYB-2021/123412 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2021 tarihli ve KYB-2021/123412 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, olay tarihinde kumar oynamak suçu nedeniyle müşteri olarak bulunduğu sırada hakkında işlem yapılacağı esnada, sanığın ... isimli şahsın kimlik bilgilerini kullandığı, alınan parmak izi ekspertiz raporu ile gerçek kimliğinin tespit edildiğinden bahisle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, kimlik bilgileri kullanılan ... hakkında herhangi bir soruşturma, kovuşturma işlemi ya da idari yaptırım uygulamasının bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahatine sebebiyet verebileceği gözetilmeden,
unsurları oluşmayan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için; daha önce işlenmiş bir suçun varlığı ve işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanarak o kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için kullanması gerektiği, somut olayda ise, kumar oynadığı sırada yakalanan ve hakkında işlem yapılmasını engellemek için mağdurun isim bilgisini kullanan hükümlü hakkında yapılan incelemede;
kumar oynama eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığı ve suç soruşturması olmaksızın hükümlünün mağdurun isim bilgisini kullandığı anlaşıldığından unsurları oluşmayan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle hüküm Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/17302, K. 2023/9506, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama