KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/2297 E., 2023/3760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakkı olmayan yere tecavüz etme, tehdit
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında katılana karşı tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu temyiz talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2016 tarihli kararı ile sanığın; A. Hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile, B. Tehdit suçundan 500,00 TL adli para cezası ile, Cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, katılanın iyi niyetlerini kullandığına, kredi çekmek için katılanın üzerine dairenin yapıldığına, yargılamanın eksik ve yanlış olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İncelemeye konu olay, sanığın olay günü katılana ait suça konu eve giderek çilingir vasıtasıyla kapının kilidini kırdırdığı ve kilidi değiştirdiği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık, evin satışını göstermelik olduğunu, paraya ihtiyaçları olduğundan dolayı ve kredi çekemedikleri için evi katılana devretmiş gibi göstererek katılanın kredi çekmesini sağladıkları, evin halen kendilerine ait olduğunu ve bu nedenle eve girdiklerini belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. İddia, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın olay günü katılana ait suça konu evin kapı kilidini mülkiyet iddiası ile değiştirdiği anlaşıldığından sanığın katılanın iyi niyetlerini kullandığına, kredi çekmek için katılanın üzerine dairenin yapıldığına yönelik temyiz isteği, suça konu taşınmazı 15.04.2010 tarihinde tanık F.K.'dan satın alan katılanın tasarruf hakkını sanığın hukuken korunmaya değer bir hakkı olmamasına rağmen mülkiyet iddiası ile kısıtlaması nedeniyle yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/2297, K. 2023/3760, 26 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama