İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/2236 Karar: 2024/3989 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2236 K.2024/3989

8. Ceza Dairesi 2022/2236 E. , 2024/3989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1998/305 E. 2000/1337 K. SUÇ : Kavgada silah boşaltmak İNCELEME KONUSU KARAR : Müsadere kararı KANUN YARARINA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.1998

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/2236 E. , 2024/3989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1998/305 E. 2000/1337 K. SUÇ : Kavgada silah boşaltmak İNCELEME KONUSU KARAR : Müsadere kararı KANUN YARARINA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.1998

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/2236 E. , 2024/3989 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1998/305 E. 2000/1337 K. SUÇ : Kavgada silah boşaltmak İNCELEME KONUSU KARAR : Müsadere kararı KANUN YARARINA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.1998 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında kavgada silah boşaltmak suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 466 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 36 ncı maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2000 tarihli kararı ile sanığın eyleminin yargılamanın devamı sırasında çıkan 22.12.2000 tarih ve 4616 sayılı Kanun kapsamında kaldığından hükümlü hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafii tarafından suçta kullanılmayan, hükümlünün kendisini korumak ve yönelen tecavüzü defetmek amacıyla kullandığı tabanca hakkında herhangi bir karar verilmediği belirtilerek itiraz edilmesi üzerine Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2001 tarihli kararı ile sanık müdafiinin talebinin reddine karar verildiği, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2011 tarihli emanet hakkında müsadere kararı verilmesi hususunun talep olunması üzerine Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.08.2011 tarihli ek kararı ile hükümlüden ele geçen tabanca ve eklerinin müsaderesine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeden 14.09.2011 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.04.2022 tarihli ve 2022/1945 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/66364 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/66364 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 12/05/2016 tarihli ve 2016/4177 esas, 2016/8152 karar sayılı ilamında yer alan ''sanık... hakkında yapılan yargılama sonunda 4616 sayılı...Kanun’un uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair...sayılı kararının kesinleşmesini müteakip,...suçta kullanılan bir adet demir alet ile bir adet kamanın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca müsaderesine dair...sayılı kararı aleyhine,...Kararın verildiği 17/09/2010 tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun'un 256. maddesinde müsadere usulü düzenlenmiş olup, 257. maddenin 1. fıkrasında...yine 257. maddenin 2. fıkrasında...şeklinde düzenleme bulunduğu halde bu hükümlere uyulmayarak duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde, isabet görülmediğinden kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur...BOZULMASINA'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesince müsadereye ilişkin kararın verildiği 16/08/2011 tarihi itibariyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256. maddesinde yer alan müsadere usulünün yürürlükte olduğu, anılan Kanun'un 256/1. maddesinde "Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.", 257. maddesinde "(1) 256 ncı maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir. (2) Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler. (3) Çağrıya uymamaları, işlemin ertelenmesine neden olmaz ve hükmün verilmesini ertelemez." ve 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde yer alan "İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmeyen hallerde, müsadere kararının duruşma açılarak verilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 256 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir. Kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece re'sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verilir." ve aynı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "256 ncı maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir. Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, Mahkeme tarafından 5271 sayılı Kanun'un 256 ncı ve 257 nci maddeleri gereği duruşma açılıp, taraflara davanın bildirilmesinden sonra müsadere hususunda bir karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.08.2011 tarihli ve 1998/305 Esas, 2000/1337 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla