KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2022/2666 E., 2024/5641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/439 E., 2021/2124 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Sanık ...' ın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli 2019/289 Esas, 2020/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarih ve 2021/439 Esas, 2021/2124 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz isteği; katılanın hürriyetinin kısıtlandığına, sanığın atılı suça yardım eden konumunda bulunduğunun açık olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdur ...' nin temyiz dışı sanık D. ile arasında duygusal ilişki olduğu, olay tarihinde temyiz dışı sanık D. ile mağdurun kaçarak sanık ...' ın kaldığı evde bir gece konakladıkları, sanığın bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardımda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın, mağdur çocuğu hürriyetinden yoksun bırakmaya yardım etmek suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek derecede delilin elde edilemediği, şöyle ki; suç tarihinde henüz 13 (on üç) yaşında olan ve ... ehliyeti bulunmayan mağdur ...'nin incelememiz dışı olan sanık D. ile birlikte sanık ...'ın ikamet ettiği konuta gidip burada bir gece konakladıkları hem mağdur beyanı hem sanık ...'ın ikrarı hem de diğer tanık ve sanık açıklamalarıyla sabitlenmekle birlikte sanık ...'ın; mağdur ve sanık D.'nin kaçtıklarını bilmediğini, evde geçici olarak kaldığını, bu evin erkek arkadaşı O.
O.ya ait olduğunu, evde kalanların onun bilgisi dahilinde kaldıklarını öne sürdüğü, diğer sanık ve tanık beyanlarında sanık ...'ın mağdur ile D.'nin kaçtıklarını bile bile onları eve alıp burada konaklamaları hususunda karar vererek suça kasten yardım ettiğine dair bir iddianın dile getirilmediği, dosya kapsamındaki delilere göre kuşku lehe yorumlanırsa sanık ...'ın bahse konu konutun yetkili zilyedi olmadığı, sanığın burada O.
O. isimli şahısla fiilen birliktelik yaşayıp geçici kaydıyla kaldığı, eve giren-çıkan kişilerin kalmaları, barınmaları hususunda inisiyatif kullanamayacağı, bu yetkinin O.
O.ya ait olduğu, bu nedenle sanığın atılı "hürriyetinden alıkoymaya yardım etme" suçunu işleyip işlemediği sabitlenemediğinden beraatine karar verilmesinin gerektiği" gerekçesiyle sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine dair karar kaldırılarak sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdur beyanları, tanık anlatımları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekilinin, katılanın hürriyetinin kısıtlandığına, sanığın atılı suça yardım eden konumunda bulunduğunun açık olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarih ve 2021/439 Esas, 2021/2124 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/2666, K. 2024/5641, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama