İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/3815 Karar: 2024/8565 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3815 K.2024/8565

8. Ceza Dairesi 2022/3815 E. , 2024/8565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/879 Esas, 2021/1139 Karar SUÇ : Ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye, çocuğa karşı eziyet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Şikayetçi ... vekilinin temyiz iste

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/3815 E. , 2024/8565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/879 Esas, 2021/1139 Karar SUÇ : Ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye, çocuğa karşı eziyet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Şikayetçi ... vekilinin temyiz iste

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/3815 E. , 2024/8565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/879 Esas, 2021/1139 Karar SUÇ : Ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye, çocuğa karşı eziyet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Şikayetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; şikayetçi kurumun suçtan doğrudan zarar görmediği ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin (katılan ... Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin ve sanığın) hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2017 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ve altsoya karşı eziyet suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli kararı; katılan ... Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekili, şikayetçi Kocaeli Barosu Başkanlığı vekili ve sanık tarafından istinaf edilmiştir. Akabinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/879 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik başvuruların 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; katılan kurum vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yönünden hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi; cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Şikayetçi Kocaeli Barosu Başkanlığı vekilinin temyiz istemi; cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanığın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanık ...'ın çocuğu olan ve ihbar tarihinden 1 ay 11 gün sonra vefat eden mağdur ...'ı, birlikte yaşadığı temyiz dışı sanık ... ile birlikte sistematik ve sürekli şekilde yaralamak, mağdura kötü davranmak, aç bırakmak ve bakım yükümlülüklerini yerine getirmemek suretiyle eziyet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2.Mahkemesince; tanık beyanları, katılanların iddiaları, kasten öldürme ve nitelikli istismar suçlarından yargılamaların yürütüldüğü Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/360 Esas, 2017/309 Karar sayılı dava dosyası ve sanık savunmaları birlikte değerlendirilerek mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Şikayetçi Kocaeli Barosu Başkanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; şikayetçi kurumun suçtan doğrudan zarar görmediği ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Katılan ... Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin ve sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde; I.Sanığın, atılı suçu işlemediğine dair temyiz istemlerinin incelenmesinde; Oluş, tüm dosya kapsamı, soruşturma sürecinin sanığın çocuğa eziyet ettiğini gören tanığın ihbarı ile başlaması, mağdur için aldırılan 19.02.2016 tarihli ve 22.02.2016 tarihli doktor raporları, ihbar tarihinden 1 ay 11 gün sonra mağdur çocuğun vefat etmesi, sanık ve sanığın birlikte yaşadığı temyiz dışı ... hakkında kasten öldürme ve cinsel istismar suçlarından yargılamanın yürütüldüğü Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/360 Esas, 2017/309 Karar sayılı dosyası, istinaf ilamı ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin ilamı birlikte değerlendilmiştir. Bu itibarla; tanık M.Ç'nin, ihbar tarihinden önce sanığın çocuğu yere attığına, çocuğun kafasının şiştiğine, hastaneye götürmediklerine, sanığın ve temyiz dışı ...'nın zaman zaman çocuğu dövdüklerine dair beyanları, tanık M.S'nin "Ben çocuğu hiç düzgün vaziyette görmedim, hep yaralıydı.......'ın çocuğu duvara fırlattığını gördüm.." şeklindeki, tanık İ.Y'nin "Çocuk hep acınacak haldeydi, yaralıydı, ona yiyecek alırdım" şeklindeki, tanık Y.K'nın "Ben bir kez dükkanın dışında çocuğun arabadan içeriye camından atıldığına şahit oldum. Bunu ... yaptı. Bu esnada aracın kapısı kapalıydı. Çocuk aracın camından içeriye atıldı. Bir keresinde de çocuğun yüzünde morluklar gördüm. Çocuğun yüzünde elle sıkılmış gibi parmak izi yüzündeydi. Ben de durumu sanık ...'e sordum. ... de bana o gün kafamız güzeldi, çocuk merdivenleden düştü ben mi sahip çıkacağım annesi sahip çıksın dedi. Bu olay çocuğun ölümünden 1.5 ay kadar önce olmuştu. Bu morluk olayından sonra çocuğu 1-2 kez daha gördüm. Yine yüzünde morluklar vardı. Kafasında darp izleri de vardı." şeklindeki beyanları ile bu beyanlarla uyumlu doktor raporları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... Kır'ın mağdur çocuğu ölüm tarihinden yakın zaman önce birden fazla kez yere fırlattığı, yaralandığı halde hastaneye götürmediği, zaman zaman dövdüğü, kötü davrandığı, bakım yükümlülüklerini yerine getirmediği, birlikte yaşadığı temyiz dışı sanık ...'nın işlediği suçlara göz yumduğu ve bu eylemlerinin tanıkların çocuğun vücudunda ve kafasında eski yaralar ve morluklar da gördüklerine dair beyanları da dikkate alındığında sistematik ve sürekli olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; sanığın atılı suçu işlemediğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. II. Katılan ... Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine dair temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen suçun yaptırımı 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası olup; 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında ... ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda; suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve özellikle sanığın üç yaşındaki mağdur çocuğun annesi olması, mağdur çocuğun bu eylemlerden kısa süre sonra vefat etmesi, sanığın eyleminin birden fazla nitelikli hali ihlal etmesi hususları birlikte dikkate alındığında; eylemlerin ağırlığı göz önünde bulundurularak cezanın en üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/879 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi Kocaeli Barosu Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin ve sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde; Gerekçenin (B) bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/879 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla