İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4852 K.2024/808

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir…

Esas2022/4852Karar2024/808Tarih25 Ocak 2024Okuma7 dk · 1.413 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2022/4852 E., 2024/808 K.

Karar tarihi
25 Ocak 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/92 E., 2022/411 K
Suç
Cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hüküm
Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine
Temyiz edenler
Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Karar Detayı

1.413 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bursa

3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararı ile, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 12 yıl hapis cezası, cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararına yönelik istinaf talebi ile ilgili, düzeltilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin bu kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay

14. Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli ilamı ile çocuğun basit cinsel istismarı suçu yönünden onanmasına, "Çocuğun basit cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağduru iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, cinsel istismar eyleminde bulunduğu sırada mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığının anlaşılması karşısında,

mevcut haliyle eylemin sadece TCK'nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken, yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, kanuna aykırı sanık müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden,..." bozulmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2019 tarihli İtiraznamesi ile Yargıtay

14. Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli bozma ilamına "sanığın tanık Hüseyin'in müdahalesi ile cinsel istismar eylemine son verdiği, ancak mağduru serbest bırakmayıp olay yerinden uzaklaşırken elin tutup çekiştirerek yanında götürdüğü,

mahalle içine doğru bir müddet gittikten sonra duruşmada ifadelerine başvurulmayan üç tanık tarafından durduruldukları ve mağdurun bu şekilde sanığın elinden kurtulduğu gözetildiğinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin cinsel istismar eylemi sonlandıktan sonra da devam ettiği, bu eylemin süresi ile sınırlı kalmadığı bu nedenle sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının bulunduğu ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik olmadığı düşüncesine varılmıştır." gerekçesiyle itirazda bulunulması üzerine Yargıtay

14. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ilamı ile itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddine ve itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2021 tarih 2019/14-397 Esas 2021/170 Karar sayılı ilamı ile "...

Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşı oy da dâhil olmak üzere gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olması, bu bağlamda yargılama sonucunda ulaşılan kanaatin, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açıkça hükmün gerekçesine yansıtılmasının gerekmesi ve dosyada mağdurun kovuşturma aşamasında sanığın,

elinden tutarak aşağı doğru indirdiği ve bu sırada kendisine "Polislerle uğraşmayalım." dediği şeklindeki iddiası, tanık Tasim Yiğit’in soruşturma aşamasındaki "Sanık mağdur çocuğu başından tutarak koltuğuna sıkıştırmış ve öylece duruyordu." şeklindeki anlatımı, tanık ...’ın kovuşturma aşamasındaki sanığın mağduru çekiştirerek uzaklaşmaya çalıştığı yönündeki beyanı ve sanığın soruşturma aşamasında evine götürmek amacıyla mağdurun koluna girip aşağı doğru inmeye başladığı yönündeki savunması gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince söz konusu mağdur iddiası,

tanık anlatımları ve sanık savunmasının gerekçe bölümünde tartışılarak hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin açık bir şekilde belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, hangi delile neden itibar edilmediğinin dayanaklarının ise tatmin edici bir şekilde ortaya konulması, bu dayanakların da geçerli, yeterli ve kanuni olması, bu suretle suça konu eyleme ilişkin maddi olayın somutlaştırılmak suretiyle tam olarak tespit edilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu bakımından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün yasal ve yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle istinaf isteminin kabulü yerine düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına, dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine ... " şeklinde karar verilmiştir.

7. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda zikredilen kararı doğrultusunda duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli kararı ile Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli, sanık ... hakkında mağdur ...'na karşı hürriyetinden yoksun kılmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; tanık beyanlarının çelişkili olup yeterli olmadığına, eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasına ve duruşma talebinin kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine ve lehe vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A.

İlk Derece Mahkemesi'nin kabulü Sanığın birlikte alkol aldığı mağdura yönelik cinsel eylemlerde bulunduğu, mağdurun karşı koymasına rağmen alkolün verdiği sarhoşluğun etkisiyle sanığa engel olamadığı, olay yerinde bulunan tanık H.Y. nin sanığa müdahale etmesi üzerine sanığın mağduru kaldırarak zorla olay yerinden götürmek istediği esnada diğer tanıkların olaya müdahil olup mağduru sanığın elinden kurtardıkları ve polis çağırdıkları, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. B.

Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü Sanık ... hakkında mağdur ...'na karşı cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Katılan Bakanlık vekilinin temyizi yönünden. Suçun işleniş şekli ve zamanı ile tüm dava dosyası içeriği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince temel ceza belirlenirken gösterilen gerekçelerde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddelerine bir aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.

Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.

5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. B.

Sanık müdafiinin temyizi yönünden. 1. Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2021 tarihli 2019/14-397 Esas 2021/170 Karar sayılı ilamında belirtilen gerekçelere göre; sanığın mağdur ...'ye yönelik cinsel istismar eylemine tanık H.Y. nin müdahalesiyle son verdiği, olay yerinden uzaklaşırken mağduru bırakmayıp çekiştirerek yanında götürdüğü,

bir müddet gittikten sonra tanıklar E.U., M.M. ve T.Y. tarafından durduruldukları ve bu esnada bile hala mağdurun başından tutarak koltuğuna kıstırmış şekilde tuttuğu, tanıklar tarafından mağdurun sanığın elinden kurtarıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

7. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2022/92 Esas sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa

SONUÇ / HÜKÜM

3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4852
Karar No
2024/808
Tarih
25 Ocak 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4846 K.2024/810
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4842 K.2024/2272
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4823 K.2024/865
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4766 K.2022/19302
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4763 K.2022/18634
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4754 K.2022/18819

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.