İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/5284 Karar: 2024/9429 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5284 K.2024/9429

8. Ceza Dairesi 2022/5284 E. , 2024/9429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1038 Esas, 2022/387 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/5284 E. , 2024/9429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1038 Esas, 2022/387 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/5284 E. , 2024/9429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1038 Esas, 2022/387 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Adalar Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2019 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan cezalandırılması, cezasında zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Adalar Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/266 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. C. Adalar Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/266 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir. Akabinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/1038 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında kurulan hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanığın, Facebook isimli sosyal medya hesabından "bedeniniz günümüzde beyniniz 25 yıl öncesinde olduğundan dolayı kitabına uydurduğunuzda size cinayet, işkence, şantaj, sübyancılık, hırsızlık, taciz her türlü insanlık suçu her türlü itlik, serbest değil mi, şerefsiz, *** " şeklinde ve "arkadaşlar ben zamanında Allahı kadın vücuduna bürüyüp zeusu erkek vücuduna bürüyüp, zeusun Allah'la aşk yaptığı (***) sanat eseri yaptığı ve benim hayatımda tanıdığım en rezil organizmalar dincilerdir" şeklinde paylaşımlar yapmak suretiyle halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. İlk Derece Mahkemesince; "...sanığın aşamalardaki ısrarlı savunmalarında Facebook hesabını kendisine ait olmadığını, hesabının çalınmış ya da adına hesap açılmış olabileceğini, paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında sanığın kullanmış olduğu elektronik cihazlar üzerinde IP araştırması yapılıp teknik rapor alınmadığı, dosya kapsamında sanığın savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak tam bir vicdani kanaat uyandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından atılı suçun sabit olmaması nedeniyle..." şeklindeki gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, tüm dosya kapsamı, sanığın aşamalarda değişmeyen sosyal medya hesabının çalındığına dair savunmaları birlikte değerlendirilmiştir. Somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları yargılamaya konu edilen paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının çalındığına ve söz konusu paylaşımları kendisinin yapmadığına ilişkindir. Bu nedenle; gerçeğin tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti için Facebook Türkiye Temsilciliğinden bahse konu Facebook hesabının kim tarafından kullanıldığının, hesaba erişildiğindeki zaman bilgisinin (yıl, ay, gün, saat, dakika, ... zaman dilimi) ve IP numarası ile, IP verisinden kişinin hangi ISP (Turkcell, TTnet v.b.) olduğunun sorulması, ISP, IP ve zaman bilgisi ile IPS'de bulunan abone bilgilerinin temini, bunun mümkün olmaması halinde ise, suça konu paylaşımların yapıldığı telefon bilgisayarın IP numarasının kime ait olduğunun, suç tarihinde kim tarafından kullanıldığının ilgili kurum, şirket ve internet sağlayıcılardan talep edilerek tespit edilmesi, gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik araştırmayla hüküm kurulması hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/1038 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adalar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla