KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2022/5412 E., 2025/891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/386 E., 2022/27 K.
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Tebliğnamede ismi yazılı sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesine konu edilmediği belirlenerek; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 20.09.2019 tarihli ve 2019/189 Esas, 2019/394 Karar sayılı kararında 6136 sayılı Kanun'un 12/1-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve 2020/386 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde " ve ödenmeyen para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına.." ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanıklar müdafinin temyiz isteği sanıkların ticaret kastı ile hareket etmediklerine ve atılı suçu işlediklerine dair delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre; Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince sanıkların Diyarbakır ilinden Akçakale ilçesine gelerek silah ve mühimmat ticareti yapacaklarına dair edinilen istihbarı bilgi üzerine başlatılan soruşturmada; Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen yazılı arama kararına istinaden sanık ...'nün yönetiminde bulunan ve sanık ...'ın içerisinde bulunduğu .... plakalı araçta yapılan aramada; aracın bagaj kısmında şişirilmiş halde bulunan yedek lastik içerisinde altı adet 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğe haiz ruhsatsız tabancanın ele geçirilmes eylemine ilişkin olarak sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiği somut olayda;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) "İşin reddi zorunluluğu" başlıklı 38. maddesinde yer alan, "Avukat;... b) Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, ... Teklifi reddetmek zorunluğundadır." şeklindeki ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) "Şüpheli veya sanığın birden fazla olması hâlinde savunma" başlıklı 152. maddesinde yer alan "(1) Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında,
Sanıklar ... ve ...'nin soruşturma aşamasındaki savunmaları dikkate alındığında; aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların aynı müdafii ile temsil ettirilerek yargılamanın yürütülüp sonuçlandırılarak 5271 sayılı Kanun'un 152. maddesine muhalefet edilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/5412, K. 2025/891, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama