İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/5871 Karar: 2024/8186 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5871 K.2024/8186

8. Ceza Dairesi 2022/5871 E. , 2024/8186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/540 E., 2021/1968 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine B

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/5871 E. , 2024/8186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/540 E., 2021/1968 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine B

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/5871 E. , 2024/8186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/540 E., 2021/1968 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2018 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle dava açılmıştır. 2. Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.12.2021 tarihli ve 2020/540 Esas, 2021/1968 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; Sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, cezalandırılmaları gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunduğuna, re'sen gözönüne alınacak nedenlerle istinaf dairesinin kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, suç tarihinde katılanın erkek arkadaşı ile araç içerisindeyken tartıştığı ve erkek arkadaşı tarafından darp edildikten sonra araçtan indirildiği, bu durumu gören sanıkların katılanı takip ettiği ve sanıkların fikir ve ... birliği içinde hareket ederek katılanın yanına gelip katılanı araca bindirmeye çalıştıkları, sanıkların bu şekilde cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, sanıkların olay tarihinde katılana yönelik olarak kollarına ve sırtına vurmak suretiyle cebir uygulayarak araca bindirmek suretiyle katılanı hürriyetinden yoksun bıraktıkları sabit kabul edilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "...Katılanın alınan darp cebir raporunun ... Bilici tarafından işlendiği iddia olunan basit yaralama suçuyla uyumlu olduğu, katılanın yargılanan ve mahkum olan sanıkların kendisinin darp ettiğine dair bir iddiasının hazırlık aşamasında bulunmadığı, katılanın iddiasının sanıkların koluna girerek olay yerinden götürmeyi katılana teklif ettiklerini, kendisinin de sanıklardan birinin kendisini bırakabileceğini kabul ettiğini ve sanıklara ait aracı kendisinin kullanacağını sanıklara teklif ettiğini, sanıklarında katılanın bu teklifini kabul ederek sevk ve idarelerinde ki aracın anahtarını katılana verdiklerini, katılanın kısa bir mesafe gittikten sonra yol kenarında bulunan başka bir araca çarpması nedeniyle olayın emniyete intikal ettiği anlaşılmıştır. Sanıklar ve katılanın alınan alkol raporunda; katılanın olay gecesi 2,14 promil alkollu olduğu, sanıklardan ... Emirloğlu'nun 1,13 promil akollu olduğu, sanıklardan ...'ün alkolsüz olduğu görülmüştür. Katılanın alkolün etkisiyle ve arabadan atılmış olması nedeniyle gecenin geç saatinde sokakta bulunduğu, çantasını düşürdüğü, çantasının içindekileri toplayamaz duruma geldiği, sanıklarda savunmalarında katılana yardım etmek istediklerini, gibi olguların sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleme kastıyla hareket ettiklerine dair dosyada şüphe oluştuğu, ayrıca sanıkların katılana karşı olay yerinden götürme ısrarı dışında katılanın iradesini yok sayacak hürriyetini kısıtlayacak düzeyde bir eylemlerinin olmadığı, hatta aracın kontak anahtarının katılana verilmesinin de katılanın kişi hürriyetini sınırlandırma kastları konusunda şüphe oluştuğu, yapılan yargılamayla şüphenin giderilemediği, sanıkların atılı işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, sanıkların mahkumiyetine yeter delillerin elde edilemediği anlaşılmakla sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine hükmedilmemesi hukuka aykırı olmakla birlikte bu hususun davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin düzeltilmesi mümkün olduğundan..." şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Mağdur ...'ın, suç tarihi olan 13.05.2018 tarihinde, davanın ve fiilin kapsamını öğrenemediği aşamada alınan beyanında her ne kadar sanıklardan şikayetçi olmadığını ifade etse de usulünce açılan davada davaya katılmak istediğini beyan ettiği ve mahkemece usulüne uygun olarak katılmasına karar verildiği anlaşılmakla, mağdur ...'in katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu gözetilerek Tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dosya kapsamı, sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan ... vekilinin, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, cezalandırılmaları gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunduğuna, re'sen gözönüne alınacak nedenlerle istinaf dairesinin kararının bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.12.2021 tarihli ve 2020/540 Esas, 2021/1968 Karar sayılı kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla