İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/883 K.2024/3581

Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve…

Esas2022/883Karar2024/3581Tarih29 Nisan 2024Okuma6 dk · 1.210 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2022/883 E., 2024/3581 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/433 E., 2021/125 K.
Suç
6136 sayılı Kanun'a aykırılık
Karar
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.210 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Hükümlünün beş (5) yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün, istinaf edilmeksizin 25.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.01.2022 tarihli ve 2021/13299 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/17513 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/17513 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“1.

Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2015 tarihli kararının, sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 07/01/2016 günü tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi,

bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan,

doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan ve tebligat mazbatası üzerinde kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceği hususunda şerh de düşülmediğinden, yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile yazılı şekilde karar verilmesinde,

2. Kabule göre de; dosya kapsamında üzerine atılı suç nedeniyle basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında takdir olunan cezanın adli para cezasına yönelik kısmından 5271 sayılı Kanun'un 250/3-son maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de,

6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur" şeklinde yer alan düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesinde, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde,

sanığın üzerine atılı suçun basit yargılama usulüne tabi suçlardan olmadığı, bu itibarla sanık hakkında üzerine atılı suç nedeniyle yapılacak yargılama sırasında basit yargılama usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı gibi, takdir olunan cezadan 5271 sayılı Kanun'un 251/3-son maddesi uyarınca indirim yapılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. (1) Numaralı Bozma İstemi Yönünden

1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında,

önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

mercii tarafından, tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23 üncü maddesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.

2. İnceleme konusu uyuşmazlıkta, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından sanığın adına çıkarılan "denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin" ihtarı içeren meşruhatlı davetiyenin öncelikle duruşmada bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 21 maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılarak tebliğ edilmesi,

tebliğ imkansızlığı durumunda ise Tebligat Kanunu hükümlerine göre hareket edilerek, duruşmadan haberdar edilmesi gerekmekte ise de, sanığın hükmün açıklandığı 17.03.2021 tarihli duruşmaya geldiği, savunmasının alındığı ve son sözü sorulduktan sonra hükmün yüzüne karşı açıklandığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. (2) Numaralı İstem Yönünden

1. Hükümlünün, yargılama konusu eylemi için 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında“bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezası” öngörüldüğü belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesi; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir..." şeklinde düzenlenmiştir.

3. Hükümlünün eylemine uyan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden uygulanması suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. (1) Numaralı İstem Yönünden

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. (2) Numaralı İstem Yönünden

SONUÇ / HÜKÜM

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli, 2021/433 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilirken, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.

...

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/883, K. 2024/3581, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. A. (1) Numaralı Bozma İstemi Yönünden
  6. B. (2) Numaralı İstem Yönünden
  7. III. Karar
  8. A. (1) Numaralı İstem Yönünden
  9. B. (2) Numaralı İstem Yönünden
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/883
Karar No
2024/3581
Tarih
29 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/883 K.2024/4971
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/926 K.2024/5783
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1052 K.2024/2956
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1091 K.2024/4849
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1239 K.2024/5522
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1242 K.2024/5523

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.