KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/1108 E., 2025/581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk ... müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2017 tarih ve 2016/91 Esas, 2017/19 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
1. Katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08.03.2018 tarih ve 2017/852 Esas, 2018/414 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak suça sürüklenen çocuk ...' ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109/1, 3-f, 5, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.09.2022 tarih ve 2022/220 Esas, 2022/1192 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...' ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109/1, 3-f, 5, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suç kastı bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, atılı suçu işlemediğine, hukuki dayanaktan yoksun kararın re'sen takdir edilecek nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, olaya ilişkin tanzim edilen tutanaklar mağdur beyanları, mağdurun adli raporu, suça sürüklenen çocuğun savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme gerekçesinin isabetli bulunduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği,
vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.09.2022 tarih ve 2022/220 Esas, 2022/1192 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1108, K. 2025/581, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama