KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/1579 E., 2025/6165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/487 Esas, 2022/744 Karar
- Suçlar
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzelterek Onama
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı
1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2012/532 Esas ve 2013/225 Karar sayılı kararı ile sanığın, mağdur ...'e yönelik, eşe karşı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-e, 53 maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur ...'ya yönelik tehdit suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 53 maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İlgili kararın, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2019/8674 Esas, 2022/7461 Karar sayılı kararı ile
a) Sanığın, mağdur ... yönelik, saçından tutarak zorla arabaya bindirme ve araçta alıkoyma, bu süre zarfında da mağduru tehdit etme eylemlerinin, kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 3-e maddelerinde yer alan eşe karşı, cebir ve tehdit uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 109/3-e maddeleri gereğince tek bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
b) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen Türk Ceza Kanunu'nun 106/1.1. cümle maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve sanığın mağdurlar ... ve...'e yönelik tehdit eylemlerinin, uzlaşma kapsamına girmeyen başka bir suç ile işlenmemesi nedeni ile uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılmakla, bu suçlar yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu
c) Sanığın yine mağdur ...'yı olay tarihinde telefonla arayarak annelerini geri getirmesi için "2 dakika içerisinde geldiniz geldiniz yoksa hepinizi öldürürüm" diyerek tehdit etmesinden üç gün sonra 14.05.2022 tarihinde, dosya içerisinde yer alan telefon inceleme tutanağı ile de sabit olduğu üzere telefonuna, "...", ......'yı size dar ederim. ..." şeklinde tehdit içerikli mesajlar attığı, bu şekli ise sanığın ...'ya yönelik, aynı suç işleme kastı ile farklı tarihlerde tehditlerde bulunarak eylemini zincirleme şekilde işlediği anlaşılmakla,
sanığın usulüne uygun olarak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi gereğince ek savunması tespit edildikten sonra, Türk Ceza Kanunu'nun 106/1, 43/1 maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; ...
2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/487 Esas, 2022/744 Karar sayılı kararı ile, sanığın, mağdur ...'e yönelik, eşe karşı, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-e, 53, 58 maddeleri gereğince, 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur ...'ya yönelik tehdit suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 43/1, 53, 58 maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
ancak 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak gereği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan almış olduğu sonuç 4 yıl hapis cezasının, "tekerrür hükümleri uygulanmaksızın infazına", tehdit suçundan almış olduğu sonuç 7 ay 15 gün hapis cezasının ise; "tekerrür hükümleri uygulanmaksızın, 6 ay hapis cezası üzerinden infazına" karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Verilen cezaları kabul etmediğine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, mağdur ...'ün resmi nikahlı eşi, diğer mağdur ...'nın ise babası olduğu, eşi ... ile aralarında yaşanan tartışma sırasında ...'ü darp etmesi nedeniyle ...'ün evden ayrılarak kız kardeşinin yanına gittiği, bu duruma sinirlenen sanığın ...'ü aramaya başladığı, ...'ün, müşterek çocukları... ile hastaneden çıktığını gören sanığın, ...'ü zorla saçından sürükleyerek araca bindirdiği, araçta ...'ü öldürmekle tehdit ettiği, müşterek oğulları mağdur ...'nın olay yerine gelmesi üzerine sanığın mağdur ...'ü bıraktığı, ancak aynı akşam ...'yı arayarak "Anneni getir getirmezsen hepinizi öldürürüm" dediği,
ayrıca sonraki günlerde de ...'nın cep telefonuna. "Beni ölüme zorlamayın", "Oğlum ölümüme sebep olma", "Anneni al gel, yoksa sonuç iyi olmayacak", "Efendi gelin o ...'yı size dar ederim, sen de yanarsın" şeklinde tehdit içerikli mesajlar gönderdiği olayda;
1) Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yapılan İncelemede;
Sanığın üzerine atılı suç için belirlenen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olarak kabul edilen, tehdit içerikli son mesajın gönderildiği 14.05.2012'den temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2) Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın düzeltilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği, mağdurların beyanı, sanık savunması, tanık ifadeleri itibariyle, sanığın, atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1. Hükmün 1. bölümünün, 11. fıkrasında, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddenin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeni ile hükmolunan sonuç cezanın, 4 yıl hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın sonuç olarak 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2. Hükmün 1. bölümünün, 7. fıkrasında, "Sanığa verilen cezanın 2 yıldan fazla olması dikkate alınarak sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 50, 51 ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5 maddesinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına" karar verildikten sonra, 13. fıkrada mükerrer hüküm kurulması,
Hususları hukuka aykırı ise de; bu aykırılıkların düzeltilmesi 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesi uyarınca mümkün görülerek Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A) Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli, 2022/487 Esas, 2022/744 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B) Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünün 2.1 ve 2.2 bentlerinde açıklanan nedenlerle, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli, 2022/487 Esas, 2022/744 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün, 1. bölümünün, 11 no'lu fıkrasının son cümlesinin " Sanığın cezasının, 4 yıl hapis cezası ile üzerinden infazına " şeklinde değiştirilmesi ve aynı bölümün mükerrer olan 13. fıkrasının tamamen hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1579, K. 2025/6165, 3 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama