İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2023/1946 Karar: 2023/6656 Tarih: 2023

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/1946 K.2023/6656

8. Ceza Dairesi 2023/1946 E. , 2023/6656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2342 (E) ve 2022/3149 (K) SUÇ : İftira HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik İstinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın karar tarihi itibar

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2023/1946 E. , 2023/6656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2342 (E) ve 2022/3149 (K) SUÇ : İftira HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik İstinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın karar tarihi itibar

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2023/1946 E. , 2023/6656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2342 (E) ve 2022/3149 (K) SUÇ : İftira HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik İstinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında iftira suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine, sanık hakkında iftira suçundan 5271 Sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına konu iftira suçunun unsurlarının oluştuğuna 2. Verilen kararın hatalı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... 21.06.2016 tarihinde BİMER'e yolladığı dilekçeyle ... ..., ... ... ve katılan ...'in FETÖ/PDY üyesi olduğunu iddia etmiştir. 2. Sanık ...'ın yapmış olduğu ihbar sebebiyle ... ..., ... ... ve katılan ... hakkında Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılmış, ... ... ve ... ... hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, katılan hakkında tefrik kararı verilerek yetkisizlik kararı ile katılanın polis memuru olarak görev yaptığı Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. 3. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı, katılan hakkında yürütülen silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin soruşturmada 18.04.2018 tarihli ve 2018/2299 numaralı kararıyla katılanın "Fetö/Pdy terör örgütüyle herhangi bir irtibat veya iltisakının tespit edilememesi, bu aşamada katılanın terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil elde edilememesi" gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. 4. Katılan hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin akabinde katılan, 17.05.2018 tarihinde sanık ...'ın iftira suçunu işlediği iddiasıyla şikayetçi olduğunu belirten dilekçesini Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuştur. Temyizin kapsamına göre, A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dava konusu olay; sanık ve katılan arasında bulunan husumet nedeniyle sanığın katılan ... hakkında terör örgütü üyesi olduğu yönünde Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu başvuru ile asılsız isnatlarda bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilmemiş olup sanık tarafından yapılan şikayetin anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve katılan hakkında yürütülen silahlı terör örgütüne üye olma suçu hakkındaki soruşturmada delil yetersizliği sebebiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi iftira suçunun sübutu yönünden yeterli olmayacağı gerekçe gösterilerek sanık ... ...'ın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda katılanın kardeşi ... ...'in ve sanık ...'ın 2011 yılında boşandığı, 2011 yılında ... ... sanık ...'ın kendisini tehdit ettiği yönünde iddiada bulunmuş olduğu ve bu iddiaya ilişkin sanık hakkında Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinde 2017/543 Esas sayılı dosyayla tehdit suçundan dosyası bulunduğu, bu olayların akabinde sanığın herhangi bir somut delile dayanmadan BİMER üzerinden ... ..., ... ... ve katılan ...'in FETÖ/PDY üyesi olduğunu iddia ettiği, bunun üzerine katılan hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla sanığın müşteki ile aralarındaki husumet nedeni ile soruşturma başlatılmasını sağlamak için, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ihbarda bulunduğu gözetilerek sanık hakkında iftira suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün düzeltilerek sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede ise; sanık hakkında farklı mağdurlara yönelik tek eylemi sebebiyle mağdurunun ... ... ve ... ... olarak gösterildiği Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2018/50 Esas numarası ve aynı olaya ilişkin mağdurunun ... olarak gösterildiği Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2019/168 Esas numarası üzerinden kamu davalarının yürütüldüğü anlaşılmakla mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından sanık hakkındaki söz konusu dosyaların ve başkaca dosyaların araştırılıp getirtilerek dosya içine konulması, derdest olmaları halinde birleştirilip; Türk Ceza Kanunu 43 üncü maddesinin 2 nci fıkrası yollamasıyla ve Türk Ceza Kanunu 43 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti ve dava dosyasının kesinleşmiş olması halinde bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla