İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2023/2072 Karar: 2024/8014 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2072 K.2024/8014

8. Ceza Dairesi 2023/2072 E. , 2024/8014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/954 D.İş SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kasten yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili karar

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2023/2072 E. , 2024/8014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/954 D.İş SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kasten yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili karar

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2023/2072 E. , 2024/8014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/954 D.İş SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kasten yaralama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2021 tarihli ve 2021/119827 Soruşturma, 2021/88200 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kasten yaralama suçlarından şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın, reddine ilişkin İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2022 tarihli ve 2022/954 Değişik İş sayılı kararının kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/26699 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57148 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57148 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüpheli ... ile müşteki Yangmeı Lı'nin sosyal medya platformu üzerinden tanıştıkları, suç tarihinde dışarda buluştukları, akabinde şüphelinin ısrarlı teklif üzerine müştekinin evine gidip alkol aldıkları, daha sonra şüphelinin müştekinin rızası dışında cinsel saldırıda bulunduğu ve darp ettiği olay nedeniyle müştekinin öncesinde şikayeti bulunmasına rağmen şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama ve eziyet suçlarından da kamu davası açılması gerektiğinden bahisle müştekinin vekili aracılığı ile şikayette bulunması üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca mahkemenin suça konu olay ile ilgili karar verdiğinden bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekinin 26/03/2020 tarihli şikayeti üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/60090 sayılı dosyası üzerinden başlatılan soruşturma sonunda şüpheli hakkında hırsızlık suçundan 08/03/2021 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, nitelikli cinsel istismar suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/06/2021 tarihli ve 2021/150 Esas, 2021/308 sayılı kararı ile atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği, mahkeme dosyası incelendiğinde, olayda müştekinin yaralanması nedeniyle geçici hekim raporu tanzim edilmesine ve müştekinin olay nedeniyle şikayetinin bulunduğunu beyan etmesine rağmen kasten yaralama suçundan değerlendirme yapılmadığı gibi müştekiye karşı gerçekleşen cinsel istismar eylemi nedeniyle bu rızanın meşru bir amaca yönelik olmadığı değerlendirildiğinde, olay nedeniyle yaralanan müştekinin şikayeti üzerine konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da değerlendirme yapılması gerektiği, ilk soruşturma dosyasında inceleme yapılmayan atılı suçlar ile ilgili dava zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde yeniden inceleme yapılabileceği hususu gözetildiğinde, olay nedeniyle şüphelinin üzerine atılı eylemlerin kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturması ihtimaline binaen mevcut delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ncı maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise 172 nci madde uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder. 2.Somut olayda, şüpheli ... ile şikayetçi Yangmeı Lı'nin sosyal medya platformu üzerinden tanıştıkları, suç tarihinde dışarda buluştukları, akabinde şüphelinin ısrarlı teklif üzerine şikayetçinin evine gidip alkol aldıkları, daha sonra şüphelinin şikayetçinin rızası dışında cinsel saldırıda bulunduğu ve darp ettiği olay nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/60090 sayılı dosyası üzerinden başlatılan soruşturma sonunda şüpheli hakkında cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/150 Esas, 2021/308 sayılı kararı ile atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği ancak şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama ve eziyet suçlarından da kamu davası açılması gerektiğinden bahisle şikayetçi vekili aracılığı ile şikayette bulunması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2021 tarihli ve 2021/119827 Soruşturma, 2021/88200 Karar sayılı kararı ile suça konu olay ile ilgili karar verdiğinden bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şikayetçi vekilinin itiraz üzerine İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. 3.Dosya kapsamında bulunan önceki yargılamaya ait soruşturma ve kovuşturma evrakı içeriği itibariyle, konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından şikayetçinin ikametine ... dahilinde giren ve devamında cinsel saldırı fiilini gerçekleştiren şüphelinin cinsel saldırı süresi dışında evden çıkması hususunda şikayetçinin herhangi bir beyanı olmaması nedeniyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ise alıkoyma fiilinin cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle şikayetçinin iradesiyle hareket etme imkanını ortadan kaldırması nedeniyle, bahse konu iki suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşılmakla bu suçlar yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla, itiraz mercii tarafından verilen itirazın reddi kararının hukuka aykırı olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının konut dokunulmazlığının ihlali ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 4.Şüpheli hakkında kasten yaralama suçundan da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikayet dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflardan şikayetçinin sol kulak memesinde kopma meydana geldiği, bu durumun ... Hastanesince düzenlenen 23.03.2020 tarihli raporda yer alan ''sol kulak 1/3 doku kaybı'' şeklindeki tespit ile sabit olduğu görülmekle, her ne kadar İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12.06.2020 tarihli ve 2020/13410 sayılı raporda müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı yönünde kanaatte bulunulmuş ise de, şikayetçi hakkında düzenlenen adli raporda sol kulak memesinde doku kaybı olduğunun belirtilmesi karşısında şüphelinin kasten yaralama eyleminin şikayetçinin yüzünde sabit iz oluşturup oluşturmayacağı hususunda rapor aldırılması gerektiği, zira yaralanmanın yüzde sabit ize neden olduğunun tespit edilmesi halinde şüpheli hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kasten yaralama suçu da oluşturacağı anlaşılmakla eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Şüpheli hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden verilen itirazın reddi kararının incelenmesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B.Şüpheli hakkında kasten yaralama suçu yönünden verilen itirazın reddi kararının incelenmesinde; 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.03.2022 tarihli 2022/954 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasını oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla