KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/2327 E., 2023/8078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1153 (E) ve 2022/1464 (K
- Suç
- Hükümlü veya tutuklunun Kaçması
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. HUKUKİ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2014 tarihli iddianamesiyle hükümlü veya tutuklumun kaçması suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ilamı ile basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi yönünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına, sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, hükmün ağır ve isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerektiği hususu belirtilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Nazilli İnfaz Hakimliğinin 21.04.2014 tarihli ve 2014/1160 karar sayılı kararıyla cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz etmesine karar verildiği, sanığın süresi içerisinde Nazilli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurarak denetim planının hazırlandığı, ancak sanığın infaz etmekte olduğu 1 yıl hapis cezasının üzerine 2 yıl 6 ay ve 4 ay hapis cezalarının gelmesi nedeniyle Nazilli İnfaz Hakimliğinin 2014/1160 Esas Karar sayılı kararı ile sanığın koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezalarının infazı için ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği,
sanığın iki gün içerisinde teslim olması gerektiği hususu ihtar edilmesine karşın en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayarak hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 105-A maddesinin yedinci fikrasının hükümden önce 09.01.2014 tarihli ve 28877 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 26.12.2013 tarih ve 2013/133 Εsas,
- 2013/169 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi ve 7242 Sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105-A maddesinin yedinci fıkrasının "Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.
Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir." şeklinde düzenlendiği,
sanığın kesinleşmiş mahkumiyetlerinin infazı sırasında hükümlü olarak bulunduğu cezaevinden tahliye edilerek cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmiş olması karşısında,
sanığın üzerine atılı müsnet suçun oluşabilmesi için sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başladıktan sonra alt sınırı bir yıl yada daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi ve bu suçtan dolayı hükümlü/sanık kamu davası açılması olması halinde denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimi tarafından daha önce verilen tahliye kararı kaldırılarak hükümlünün ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilerek, bu kararın usulüne uygun olarak sanığa tebliğ üzerine sanığın
belirlenen süre içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına müracat etmemesi üzerine atılı suçun oluşacağı yasal düzenlemeden anlaşılmaktadır.
Somut olayda ise; denetimli serbestlik kararından sonra sanık hakkında verilen ancak dosyada bulunmayan içtima kararına esas suçların işleniş tarihlerinin belirlenip denetimli serbestlik kararının kaldırılması kararının yasal şartlara uygun olup olmadığı hususunda denetim yapılamaması karşısında, mahkumiyet kararına esas içtima kararı getirtilip dosya içine konulması, 7242 Sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105-A maddesinin yedinci fikrasındaki düzenlemenin dikkate alınarak mahkemece değerlendirme yapılması, sonucuna göre infaz hakimliğinin kararının usûl ve yasaya aykırı ise sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2327, K. 2023/8078, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama