KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3289 E., 2025/7458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/302 E., 2022/797 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2., 62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/302 Esas, 2022/797 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yaralama suçundan mağdurun şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafiiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ...'un temyiz sebepleri; sanık hakkında şikayetinden hiçbir zaman vazgeçmediğine, verilen kararın bozulmasının gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanık ile katılan ... arasında arasında yaklaşık 8 yıldır birliktelik söz konusu olduğu, katılanın yaklaşık olarak 5 yıldır, sanıktan ayrılmaya çalıştığı, sanığın buna yanaşmak istemediği, olay tarihinde sanığın katılanla birlikte önce yemeğe gittikleri, yemekte sanığın tekrar katılan ile birlikte yaşamak istediğini söylediği, katılanın bunu kabul etmediği, daha sonra sanığın katılanı eve bırakmak için katılanla birlikte araca bindikleri, akabinde sanığın katılan ile beraber eve çıkmak istediği, katılanın buna izin vermemesi nedeniyle sanığın katılanın saçından tutarak araçtan inmesini engellediği,
araç içerisinde katılanı darp ettiği, katılanın arabanın kapısını tekrar açtığı, tekrar inmeye çalıştığı esnada sanığın katılanın çantasından tutarak katılanı araca doğru çektiği, katılanın çantasını bırakmaması nedeniyle sanığın arabayı hareket ettirmesi üzerine, çanta ile birlikte yaklaşık 15-20 metre sürüklendiği, çantayı bırakınca düşerek kurtulduğu ve kolluk kuvvetlerini telefonla arayarak yardım isteğinde bulunduğu, sanığın daha sonra arabasıyla gelerek çantayı olay yerine bırakıp gittiği şeklinde gerçekleştiği iddia olunan olaya ilişkin olarak;
Sanığın savunmaları, mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımı, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dava dosyası içeriğinden sanığın katılanın saçından tutarak zorla araçtan inmesine engel olduğu ve araç içerisinde darp ettiği, mağdurenin direnerek sanıktan kurtulup yardım istediği anlaşılmakla, sanığın fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesi kapsamında kalan cebir ve tehdit suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfına hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3289, K. 2025/7458, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama