KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3717 E., 2025/1337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/92 E., 2015/177 K.
- Suç
- Hükümlü veya tutuklunun kaçması
- Karar
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli 2015/92 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile hükümlü ...'ın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 17.11.2015 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1.maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103360 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
“ ..Dosya kapsamına göre, kayden 13/06/1992 doğumlu olan sanığın, adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/02/2009 tarihli ve 2008/368 esas, 2009/27 sayılı kararına konu suçu işlediği 06/09/2008 tarihinde henüz 18 yaşından küçük olduğu cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 58/5. maddesinde yer alan "Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince, söz konusu kararın tekerrüre esas alınamayacağı,
adli sicil kaydında başkaca tekerrrüre esas alınabilecek bir mahkumiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/5, 232/6 ve 291/1-2 .maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
3. Somut uyuşmazlıkta; başka suçtan hükümlü olup son duruşmada hazır edilmeyen hükümlünün yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre "sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı temyiz kanun yoluna başvurabileceği" hususunun gösterilmemesi karşısında; kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak yanılgı oluşturulduğu,
ayrıca ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye 5271 sayılı Kanun'un 35/3.maddesine göre gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına rağmen, kararın anılan madde hükmü uyarınca okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz olduğu ve bu itibarla inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3717, K. 2025/1337, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama