KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3722 E., 2025/224 K.·Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
- Karar
- İtirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına dair karar
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
1.044 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli kararı ile hükümlü müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği,
02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.08.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmesine müteakip, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında önceki tarihte açılmış ve
kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan aynı eylemi nedeniyle yeniden soruşturma yapılamayacağından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2023 tarihli, hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından infazın kaldığı yerden devamı kararına karşı hükümlü müdafiinin itirazı üzerine Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2023/14137 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94019 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki,
5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın mahkûmiyetine konu suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kararın 16/07/2019 tarihinde verildiği ve 25/06/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir.
2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli kararı ile hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği,
02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.08.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmesine müteakip,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında önceki tarihte açılmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan aynı eylemi nedeniyle yeniden soruşturma yapılamayacağından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2023 tarihli, hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından infazın kaldığı yerden devamı kararına karşı hükümlü müdafiinin itirazı üzerine Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
3. Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli kararı ile hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas,
2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3722, K. 2025/224, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama