KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/4351 E., 2025/5621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/906 Esas, 2023/666 Karar
- Suç
- Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Kulp Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2022 tarihli ve 2020/136 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiş; karar, Cumhuriyet savcıları tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/906 Esas, 2023/666 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcılarının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "..." isimli sosyal medya hesabından PTT kurumuna ve ... siyasi partilerini destekleyenlere hakaret ettiği iddiasına ilişkin olarak; Dairemizin 04.12.2023 tarihli ve 2023/2771 Esas, 2023/9468 Karar sayılı bozma ilamında ve yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere; sanığın ifadelerinin bir siyasi partiye ve kuruma yöneldiği, siyasi partinin sosyal sınıf olmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216. maddesinde belirtilen diğer gruplara uymadığı nazara alındığında; unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/906 Esas, 2023/666 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kulp Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
TCK 216. maddesini düzenleyen beşinci bölüm başlığı kamu barışına karşı işlenen suçlardır. Siyasi partilerin ideolojik bir taban ve tabanı belirleyen dünya görüşüne mensup kişilerden oluşan seçmen gruplarınca desteklenir.
Sanığın seçmenlerine sövdüğü her iki parti de kitle partisidir. Kitle partisi olan siyasi partilerin birden çok sosyal sınıfı temsil ettikleri açıktır. Ayrıca tek kişiyi hedefe alarak; aynı eylemlerden dolayı hakaret suçundan cezalandırılacak sanık, tüm toplumu hedef aldığında; daha çok ceza alması gerekirken eylem cezasız kalmaktadır. Kanun’un konuluş amacına aykırı bir durum ortaya çıkmaktadır.
Bu tip sövmeler dolayısıyla çok sayıda insanın müşteki olduğu, benzer olaylarda müşteki durumundaki kişilerin; hakaret edenlere saldırdığı; böylece kamu barışının bozulduğu; eylemin alenen gerçekleştirildiği, düşüncesiyle kararın; eylemin cezalandırılması amacıyla bozulması gerektiğini düşünmekteyim, bu gerekçeyle sayın çoğunluğa katılmamaktayım. 03.07.2025
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4351, K. 2025/5621, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama