KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/4439 E., 2024/5994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2007 E., 2023/1844 K.
- Suç
- Parada sahtecilik
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 22.09.2023 tarihli kararı ile beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebi ile sınırlı olarak yapılan incelemede; vekaletname ibraz edilmediği belirtilerek yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca vekalet ücreti verilmemesinin usul ve kanuna uygun olması nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; vekalet ücreti tayin edilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin beraat eden sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik temyizi ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Her ne kadar sanık ile müdafii arasında yargılama aşamasında yazılı bir vekaletname sunulmamış ve ilgili vekaletnamenin istinaf dilekçesine eklendiği anlaşılmış ise de, vekalet ilişkisinin yazılı bir şekle bağlanamayacağı anlaşılmakla, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hazine aleyhine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 22.09.2023 tarihli ve 2022/2007 Esas, 2023/1844 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili kısmına, “Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4439, K. 2024/5994, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama