KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/5013 E., 2025/7324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/889 E., 2023/1265 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2021/116 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a, 109/3-f, 43/2 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2022/889 Esas, 2023/1265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur ve katılanın çelişkili beyanlarda bulunmalarına rağmen kesin ve inandırıcı delillere dayanılmadan hüküm kurulmasına ilişkindir. 2. Sanığın Temyiz İstemi Mağdur ve katılanın çelişkili beyanlarda bulunmalarına, çocukluktan beri psikolojik problemler yaşadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olay, sanığın olay günü saat 20.30 sıralarında arkadaşı olan katılan ...'ı buluşma maksatlı aradığı, ...ın arkadaşı ... ile birlikte sanığın arabasına bindikleri, bir süre gezdikten sonra inmek istedikleri ancak sanığın silahla "size madde verip sokaklara mı atayım, bunu mu istiyorsunuz, ...köprüsünde sizi pitbullara vereceğim" şeklinde tehdit ettiği ve inmelerine müsaade etmediği, mağdur ...'nin korkup hareket halindeki aracın kapısını açarak atladığı, katılan ...'ın da el frenini çekerek atladığı ve her ikisinin de yaralandığı iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
sanığın alınan beyanlarında ehliyetsiz olduğu için ıssız yollara saptığı, yolun ıssız olmasından kaynaklı katılan ve mağduru indirmek istemediğini söyleyerek suçu tevilli ikrar ettiği, tanık beyanları ve arabadan atlayarak yaralandıklarına ilişkin alınan adli raporların da mağdur ve katılanı doğruladığı, mağdur ve katılanın tüm aşamalarda birbirlerini tamamlayan istikrarlı beyanlarda bulundukları, ayrıca sanığın 2017 yılına ait dikkat bozukluğu tanılı raporunun 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenen akıl hastalığı kapsamında olmadığı anlaşıldığından,
sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2022/889 Esas, 2023/1265 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/5013, K. 2025/7324, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama