Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/5195 E. , 2025/1328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/251 Esas, 2023/524 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.11.2012 tarihli kararı ile hükümlü ha
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/5195 E. , 2025/1328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/251 Esas, 2023/524 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.11.2012 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 15/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 24.12.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkında verilen 30.11.2012 tarihli karar, beş yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararıyla açıklanarak hükümlünün, 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62. Maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 06.01.2021 tarihli kararıyla bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılamada İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62. Maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün itiraz olunmaksızın 14.07.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/23789 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124196 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124196 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Sanığın 16/04/2012 tarihinde 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddeleri gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, Sanığın 30/11/2012 tarihinde sorgusu yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/12/2012 tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin durduğu, yeni suçun işlendiği 18/10/2014 tarihinde dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, bu itibarla durma süresinin 1 yıl 9 ay 24 gün olduğu, Bu haliyle, suç tarihi olan 16/04/2012 tarihi ile dosyanın ele alınarak karar verildiği 31/05/2023 tarihi arasında 8 yıllık zamanaşımı süresinin, zamanaşımı süresinin durduğu 1 yıl 9 ay 24 günlük süre mahsup edildikten sonra kalan sürede dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, ... zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dava dosyası kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.12.2012 tarihi itibarıyla ... zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 18.10.2014 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 2. Hükümlüye yüklenen suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresinin 1 yıl 9 ay 24 gün olduğu ancak hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2012 tarihli kararının İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararıyla açıklanarak dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü ile birlikte kesildiği ve 5237 sayılı Kanun'un 67/3. maddesi uyarınca yeniden işlemeye başladığı bu nedenle dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.