İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2023/5207 Karar: 2025/1996 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5207 K.2025/1996

8. Ceza Dairesi 2023/5207 E. , 2025/1996 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/15 Esas, 2022/106 Karar SUÇLAR : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama SUÇ TARİHLERİ : 14.05.2014 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2023/5207 E. , 2025/1996 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/15 Esas, 2022/106 Karar SUÇLAR : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama SUÇ TARİHLERİ : 14.05.2014 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2023/5207 E. , 2025/1996 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/15 Esas, 2022/106 Karar SUÇLAR : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama SUÇ TARİHLERİ : 14.05.2014 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan hükümlü ... hakkında Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/1080 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 228/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararının 13.11.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/15 Esas, 2022/106 Karar sayılı karar ile hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verildiği ve anılan hükmün istinaf edilmeksizin 19.04.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 2023/19973 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121238 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121238 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre; Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 05/10/2015 tarihli karar, sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 05/11/2015 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, sanığın 04/05/2015 tarihli oturumda bildirdiği ve aynı zamanda mernis adresi olan ''Kanarya Mah. Puhu Sk. No:3 İç Kapı No:6 Küçükçekmece/İstanbul'' adresine, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre tebligat yapılmadan, 05/11/2015 tarihinde doğrudan mernis şerhli olarak 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/1080 sayılı kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediğinden kesinleşmemesi ve denetim süresinin de başlamaması karşısında, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği bir suçtan bahsedilemeyeceği gözetilmeden, hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, 2-Kabule göre ise; Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki emredici düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231/8. maddesi; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." 231/11. maddesi ise; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 2.5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelere göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usulüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi halinde hüküm açıklanacaktır. 3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiştir. 4. 7201 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, hükümlünün yokluğunda verilen kararın yargılama aşamasında bildirdiği en son adrese tebliğe çıkartılıp iade edilmesi halinde gerekçeli kararın, MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken inceleme konusu uyuşmazlıkta, hükümlünün en son bildirdiği adrese MERNİS şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebligat çıkartıldığı dolayısıyla yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği bu nedenle denetim süresinin henüz başlamadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının da oluşmadığı gözetilmeden, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/15 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. (1) numaralı isteme ilişkin kararın içeriğine göre, (2) numaralı istemle ilgili olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla