KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/555 E., 2024/6939 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/78 E. 2021/622 K.
- Suç
- Suçluyu kayırma
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli kararı ile suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 12.01.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/13579 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165446 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165446 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Kanun'un suçluyu kayırma suçuna ilişkin 283. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, olay günü kolluk görevlileri tarafından uyuşturucu madde ile yakalanan ve sanığın oğlu olan ...'ın kendisini ... ismiyle tanıtıp bu kişinin bilgilerine göre hakkında işlem yapıldığı halde, olay esnasında ...'ın yanında bulunan sanığın, oğlunun yakalanmaması amacıyla bu duruma ses çıkarmadığının iddia ve kabul edildiği olayda, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 283/3. maddesinde yer alan atılı suçun üstsoy tarafından işlenmesi halinde cezaya hükmolunmayacağına dair düzenleme uyarınca ... isimli şahsın babası olan sanık hakkında yüklenen suçtan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 17.05.2017 tarihinde kolluk görevlerinin devriye görevlerini ifası sırasında 34 ** **** plakalı bir araçta bulunan Ü.C.'nin araçtan 17 adet extacy maddesinin bulunduğu poşeti fırlattığının tespiti üzerine uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından soruşturma işlemlerine başlanılacağı sırada şahsın kendisini A.K. isimli şahsın kimlik bilgileri ile tanıttığı, tüm soruşturma işlemlerinin bu kimlik bilgilerine göre yaptığı, Ü.C.'nin polis tarafından yakalandığı sırada yanında bulunan hükümlünün, kollukta alınan ifadesinde oğlu olan Ü.C.'nin kimlik bilgilerini ikinci eşinin oğlu A.K. olarak belirttiği, kolluk tarafından yapılan araştırma ile Ü.C.'nin gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıktığı belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un "Suçluyu kayırma" başlıklı 283 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrasında yer alan;
"(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz."
Şeklindeki düzenleme uyarınca, hükümlünün, nüfus kaydına göre oğlu olan ve hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan soruşturma başlatılacağı sırada başkasına ait kimlik bilgilerini kullanan Ü.C.'nin gerçek kimlik bilgilerini saklaması şeklinde gerçekleştirdiği eylemine ilişkin olarak Ü.C. ile arasındaki mevcut akrabalık ilişkisi nedeniyle hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/555, K. 2024/6939, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama