İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2023/684 Karar: 2024/9634 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/684 K.2024/9634

8. Ceza Dairesi 2023/684 E. , 2024/9634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/523 E., 2022/1350 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2023/684 E. , 2024/9634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/523 E., 2022/1350 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2023/684 E. , 2024/9634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/523 E., 2022/1350 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesi' nin 22.10.2019 tarihli kararı ile; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/06/2001 tarih ve 2001/11-138 Esas-2001/137 Karar, 19/11/2002 tarih ve 2002/6-272 Esas- 2002/402 Karar, 20/09/2009 tarih ve 2009/11-89 Esas 2009/243 Karar, 03/07/2012 tarih ve 2012/11-526 Esas 2012/260 sayılı kararları ile, 15. Ceza Dairesinin 09/02/2015 tarih, 2014/25296 Esas 2015/9599 Karar sayılı ve 21. Ceza Dairesinin 28/03/2016 tarih, 2015/7007 Esas 2016/2846 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, eylemin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayininin gerektiği durumlarda sanığın duruşmada mutlak bulunması gerekip, sanığa iddianame okunup hakları hatırlatılarak savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, CMK'nın 193/2. maddesine yanlış anlam verilerek sanık duruşmada hazır bulundurulup, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 191, 193/2 ve 289/1e ve h maddelerine muhalefet edilmesi..." hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Sanık ... müdafii ile katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarih ve 2022/523 Esas, 2022/1350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın aynı ... nedeniyle iki suçtan cezalandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, mağdurun soyut beyanı dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, mahkumiyet kararı bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçtan üst hadden cezalandırılması gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, 15 yaşından küçük olan mağduru işyerini göstereceği bahanesiyle berber dükkanına götürüp cinsel amaçla hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; sanığın mağdur çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işleyebilmek için yer teminini aşar şekilde hareket etmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; Dava dosyası içeriği, katılan beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, adli rapor, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden katılan kurum vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; 1.Dava dosyası içeriği, katılan beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirine ve gerekçesine göre mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin, sanığın aynı ... nedeniyle iki suçtan cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, mağdurun soyut beyanı dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, mahkumiyet kararı bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuşsa da bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B-2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 30.12.2021 tarih ve 2019/1197 Esas ve 2021/1241 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hüküm fıkrasından 6 nolu paragrafın çıkarılması suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla