İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2023/997 Karar: 2024/8920 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/997 K.2024/8920

8. Ceza Dairesi 2023/997 E. , 2024/8920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2089 Esas 2022/2273 Karar SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanma suretiyle yarar sağlama,resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2023/997 E. , 2024/8920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2089 Esas 2022/2273 Karar SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanma suretiyle yarar sağlama,resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2023/997 E. , 2024/8920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2089 Esas 2022/2273 Karar SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanma suretiyle yarar sağlama,resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Temyiz başvurusunun usulden reddi ile ek kararın onanması, istinaf başvurusunun esastan reddi,zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile ek kararın onanması, temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesi'nce ''Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanma suretiyle yarar sağlama'' suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz eden sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen 19.01.2023 tarihli ek kararın, karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz eden sanık müdafiinin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2011 tarihli iddianamesi ile; Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik,sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından dava açılmıştır. 2. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararıyla; A. Sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, B. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik sahte kredi kartı üretme suçundan 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, C. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 15.11.2022 tarihli kararıyla; A. Sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve katılan ... A.Ş'ye karşı sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, B. Sanık hakkında katılan ... A.Ş'ye yönelik sahte kredi kartı üretme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması suçundan açılan kamu davasında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 504 üncü maddesi birinci fıkrasında yapılan düzenlemenin daha lehe olması ve dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşürülmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli ek kararıyla;sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin nitelikte olduğu ve bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A-Sanık müdafiinin asıl karara yönelik temyiz istemi;sanık hakkında sahte kredi kartı üretme suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir. B-Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen ek karara yönelik temyiz istemi; sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay;sanığın teyzesinin oğlu olan katılan adına sahte nüfus cüzdanı düzenlettirdiği,bu kimlik ile sahte vekaletname verdiği ve katılan ... A.Ş'ye başvurarak 13.01.2005 tarihinde sahte kredi kartı çıkarttığı ve bu kredi kartının farklı tarihlerde kullanmak suretiyle menfaat temin ettiği ve bu suretle atılı suçları işlediği iddialarına ilişkindir. 2. ... A.Ş'nin 04.02.201 tarihli yazı cevabında; şikayetçi ...'ya ait 4059 ...5013 nolu kredi kartı hesabının bankanın Hatay İskenderun şubesinden alındığı,kredi kartının Kuryenet A.Ş firması tarafından müşteriye teslim edildiği,başvuru formunda fotoğraf aslının bulunduğu,kredi kartı hesabının 31.12.2004'te açıldığı belirtilmiştir. 3. Şikayetçi adına katılan ... A.Ş'den düzenlenen 4059 ...5013 nolu kredi kartına ait hesap ekstresinin incelenmesinde;13.01.2005 tarihinde kullanılmaya başlandığı,en son kullanım tarihinin 01.10.2005 olduğu,bu süre içerisinde farklı tarihlerde harcama işlemi ve nakit avans çekim işlemi gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. 4. Katılan ... A.Ş tarafından katılan ... adına düzenlenen 4059 ...5013 nolu kredi kartına ait teslimat detay listesinin incelenmesinde; kredi kartının 13.01.2005 tarihinde katılana teslim edildiği belirtilmiştir. 5. Katılan ...'nın zeka geriliği rahatsızlığından ötürü kendisini tam olarak ifade edememesi nedeniyle kardeşi tanık M.K. beyanında; sanığın teyzesinin oğlu olduğunu,sanık tarafından katılan ...'ya ait kimlik bilgileri kullanılarak nüfus cüzdanı düzenlendiğini, nüfus cüzdanındaki fotoğrafın sanık ...'a ait olduğunu,İstanbul iline 2009 yılında gitmediklerini belirtmiştir. 6. Sanık savunmasında; katılan ...'nın teyzesinin oğlu olduğunu, ... isimli şahıs ile aralarında hukuki problem doğunca katılan ...'ya ait kimlik bilgilerini kullanarak avukat tuttuğunu ve katılanın bilgileriyle noterden vekaletname çıkarttığını,katılan ...'den çıkartılan kredi kartını da kullandığını, olaylardan dolayı pişman olduğunu beyan etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in, ... adına tanzim ettiği sahte kimlik ile İstanbul 16. Noterliğinde 12.08.2009 tarih ve 10977 yevmiye numaralı vekaletnameyle Avukat ... ...'a özü itibariyle sahte düzenlenmiş vekaletname verdiği, vekaletnamenin özü itibariyle sahte olduğu, suça konu resmi belgenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olduğu böylelikle sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, Sanığın, yine ... sahte kimliği ile ... İskenderun Şubesine 31.12.2004 tarihinde müracaat ederek, ... adına 13.01.2005 tarihinde sahte kredi kartı aldığı ve bu kredi kartıyla 1.400,00 TL'lik harcama yaptığı, kredi kartı ile en son harcamayı 01.10.2005 tarihinde yaptığı, HSBC Bankasına karşı sahte kredi kartını üretme ve kullanma suçunu ayrı ayrı oluşturduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan hükümler yönünden;yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, kredi kartıyla en son harcama yapılan tarihin 01/10/2005 tarihi olması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükte bulunması nedeni ile mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, suçun sübutu ve nitelemesine yönelik mahkemenin kabulü ile mahkumiyet kararları verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine, Sanık hakkında sahte kredi kartı üretme suçu yönünden ise sanığın 31.12.2004 tarihinde HSBC Bankası İskenderun şubesine sahte ikametgah ve maaş bordrosu sunarak 13.01.2005 tarihinde kredi kartı almak, eyleminin, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren sahte kredi kartı üretme, bulundurma v.b suçu oluşturduğu ve suç tarihinde eylemine uyan 765 sayılı Kanunun 504 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla karşılaştırıldığında, zamanaşımı süresi bakımından 765 sayılı Kanunda getirilen düzenlemenin lehe olduğu, suç tarihi olan 13/01/2005 tarihinden istinaf incelenme tarihine kadar 7 yıl 6 aylık uzamış zamanaşımı süresinin dolduğu halde, düşme kararı verilmeyerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE: A- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B- Sanık hakkında katılan ... A.Ş'ye karşı sahte kredi kartı üretme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; Sanığın sahte nüfus cüzdanıyla yaptığı kredi kartı başvurusu sonucu sahte kredi kartı düzenletmesi eyleminin, 765 sayılı Kanun'un 342 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi, 5252 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 765 sayılı Kanun'un 342 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak, sonuçları karşılaştırmak suretiyle lehe yasa saptanması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken hatalı olarak 765 sayılı Kanun'un 504 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla karşılaştırılması hususu sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın katılan ... A.Ş'ye başvurarak sahte kredi kartı oluşturma eyleminin, suç tarihi olan 13.01.2005'te yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanunun 504 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında öngörülen "nitelikli dolandırıcılık" ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçlarını oluşturduğu, buna göre de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen bu suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkralarında belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. C- Sanık hakkında katılan ... A.Ş'ye yönelik zincirleme şekilde sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılan ...'nın teyzesinin oğlu olduğu,hakkında birden çok suç soruşturma ve kovuşturmasından ötürü yakalama kararı bulunması nedeniyle zeka geriliği rahatsızlığı olan katılan ... adına 1999 yılında Bodrum Nüfus Müdürlüğü'ne nüfus cüzdanını kaybettiğini belirterek müracaat edip kendi fotoğraflarını vererek, Bodrum Nüfus Müdürlüğü'nden sanık ...'ın fotoğrafının yapıştırıldığı,katılan ... adına sahte bir nüfus cüzdanı tanzim ettirip bu nüfus cüzdanı ile katılan ... A.Ş'ye başvurarak sahte kredi çıkarttırdığı ve çıkartılan kredi kartını 13.01.2005 tarihinde teslim aldıktan sonra aynı gün kullanmaya başladığı ve en son 01.10.2005 tarihine kadar harcama ve nakit avans çekim işlemleri gerçekleştirdiğinin; Katılan banka yazı cevapları, kredi kartı başvuru sözleşmesinde sanığın fotoğrafının bulunması ve sanığın ikrarıyla sabit olması karşısında;sanığın zincirleme şekilde sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 67 inci maddesi gereğince, atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl , olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, bu itibarla dava zamanaşımının dolmadığı görülmüş ve sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemekle,verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B- Sanık hakkında katılan ... A.Ş'ye karşı sahte kredi kartı üretme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli 2022/2089 Esas 2022/2273 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C- Sanık hakkında katılan ... A.Ş'ye yönelik zincirleme şekilde sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli 2022/2089 Esas 2022/2273 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla