İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/107 Karar: 2024/6072 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/107 K.2024/6072

8. Ceza Dairesi 2024/107 E. , 2024/6072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/314 E., 2013/1189 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/107 E. , 2024/6072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/314 E., 2013/1189 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/107 E. , 2024/6072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/314 E., 2013/1189 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Hükmün sanık ve müdafinin yüzüne karşı verildiği, hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin temyiz süresinin ne zaman başlayacağının belirtilmesinin gerektiği ve yine aynı Kanun'un 263 üncü maddesi gereği cezaevinde bulunan sanığa bulunduğu cezaevi müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle de kanun yoluna başvurma hakkını kullanabileceğinin açıklanmasının gerektiği, sanığın hüküm tarihinde başka suçtan tutuklu olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesinde yazılan bildirimlerin sanığa yapılmadığı, ayrıca her ne kadar sanık kendisini vekil ile temsil ettirmiş olsa da sanık vasisi tarafından sunulan eski hale getirme dilekçesinde vekilin kusurlu olduğu, hükmü temyiz etmemesi nedeniyle hakkında şikayette bulunulduğu ileri sürülmüş ve dava dosyasına sunulan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/427 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararında sanığın hüküm tarihinde vekili olan Av. T.U.'nun incelemeye konu dava dosyasında verilen hükmü süresinde temyiz etmediği için görevi kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık vasisinin eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşıldığı, Aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.05.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli kararı sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli kararının temyiz edilmeksizin 05.02.2014 tarihinde kesinleştiği, sanık vasisinin 16.10.2023 tarihinde eski hale getirme, infazın durdurulması talepli temyiz dilekçesi sunduğu, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli ek kararı süresinden sonra temyiz isteminde bulunulduğundan temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık vasisi temyiz dilekçesinde; eski hale getirme ve infazın durdurulması talebi olduğunu, hüküm tarihinde sanığın cezaevinde olduğunu, cezaevinde bulunan sanığın hükmü ne şekilde temyiz edebileceğine dair bildirim yapılmadığını, ayrıca hüküm tarihinde vekili olan Avukat T.U. hakkında şikayette bulunduklarını ve avukatın ceza aldığını, hükmü temyiz ettiklerini beyan etmiştir. III. GEREKÇE Eski hale getirme istemi hakkında karar verme yetkisinin 5271 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin birinci fıkrasında göre hükmü temyizen inceleme görevi Yargıtay'a ait olduğu gözetilerek anılan taleple ilgili verilen 22.11.2023 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Hükmün sanık ve müdafinin yüzüne karşı verildiği, hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin temyiz süresinin ne zaman başlayacağının belirtilmesinin gerektiği ve yine aynı Kanun'un 263 üncü maddesi gereği cezaevinde bulunan sanığa bulunduğu cezaevi müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle de kanun yoluna başvurma hakkını kullanabileceğinin açıklanmasının gerektiği, sanığın hüküm tarihinde başka suçtan tutuklu olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesinde yazılan bildirimlerin sanığa yapılmadığı, ayrıca her ne kadar sanık kendisini vekil ile temsil ettirmiş olsa da sanık vasisi tarafından sunulan eski hale getirme dilekçesinde vekilin kusurlu olduğu, hükmü temyiz etmemesi nedeniyle hakkında şikayette bulunulduğu ileri sürülmüş ve dava dosyasına sunulan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/427 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararında sanığın hüküm tarihinde vekili olan Avukat T.U.'nun incelemeye konu dava dosyasında verilen hükmü süresinde temyiz etmediği için görevi kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine süresinde temyiz isteminde bulunulduğu belirlenerek yapılan incelemede, 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.12.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2012/314 Esas, 2013/1189 Karar sayılı kararına yönelik sanık vasisinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2012/314 Esas, 2013/1189 Karar sayılı kararının İNFAZININ DURDURULMASINA, sanığın başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilmesi için ilgili birimlere müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla