KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/12195 E., 2025/1450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/266 E., 2022/376 K.
- Suç
- 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 08.07.2015 gün 2015/7284 Esas ve 2015/3211 karar sayılı bozma ilamından sonra, Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 02.11.2016 tarihli, 2016/2528 Esas, 2016/5429 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma kararı sonrasında, Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle, aynı Mahkemenin 28.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesinin ölçüsüz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, ihbar üzerine yapılan aramada sanığın mısır tarlasında mısırlar arasında suça konu hint kenevirlerini yetiştirdiği, böylece sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
1. Olayın intikal şekli, ihbar tutanağı ve içeriği, sanığın aşamalardaki ikrara dönük savunmaları, ele geçirilen hint keneviri bitki sayısı, ekspertiz raporu, hint kenevirlerinin ele geçirilmesine ilişkin arama tutanağı ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında takdiren lehe hükümlerin uygulamama gerekçesinin yeterli olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca hükmedilen hak yoksunluklarının kasıtlı suçlardan mahkumiyetin yasal sonucu olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak; Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 08.07.2015 tarihli bozma kararından önce İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 25.11.2010 tarihli kararda sanık hakkında hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği halde, bozma ilamı sonrası, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve bu kararın açıklanmasına dair 28.06.2022 tarihli hükümde sanığın "10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi isabetsiz bulunmuş olup, bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli 2022/266 Esas, 2022/376 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek,
1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezanın 6000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye kısmen olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12195, K. 2025/1450, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama