İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/12659 Karar: 2024/3888 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12659 K.2024/3888

8. Ceza Dairesi 2024/12659 E. , 2024/3888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1477 E., 2023/579 K. SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜMLER : Davanın reddi (İlk derece mahkemesi mahkûmiyet

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/12659 E. , 2024/3888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1477 E., 2023/579 K. SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜMLER : Davanın reddi (İlk derece mahkemesi mahkûmiyet

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/12659 E. , 2024/3888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1477 E., 2023/579 K. SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜMLER : Davanın reddi (İlk derece mahkemesi mahkûmiyet hükmü kaldırılarak) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2021 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarih ve 2021/144 Esas ve 2021/698 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un, 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarih ve 2022/1477 Esas, 2023/579 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, hukuka aykırı şekilde ele geçirilen maddelerin sanığın cezalandırılması için delil olarak kullanılamayacağına, eksik inceleme ile karar verildiğine, zabıt mümzileri dinlenmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın 05.05.2018 tarihinde kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenilerek durdurulduğu ve yapılan kaba üst aramasında ''Bonzai'' olduğu düsünülen maddenin ele geçirildiği, ele geçen madde üzerinde yapılan kriminal incelemede uyuşturucu maddelerden olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın 06.10.2019 günü uyuşturucu madde ile yakalandığı ve zincirleme şekilde uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; "...Sanığın 05/05/2018 tarihinde kolluk görevlileri tarafından Kocamustafapaşa Mahallesi...Parkı içerisinde durumundan şüphelenilerek durdurulduğu ve yapılan kaba üst aramasında pantolonunun çakmaklık cebinde gazete kağıdına sarılı vaziyette daralı ağırlığı 0.30 gr gelen ''Bonzai'' olduğu düsünülen maddenin ele geçirildiği, bu maddenin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16/05/2018 tarih ve İST-KİM-2018-20001 sayılı ekspertiz raporuna göre; net ağırlığı 0.08 gr gelen, açık yeşil renkli bitki parçalarının MDMB (N) 2201 ve 5F-MDMB-PİCA etken maddelerini ihtiva eden uyuşturucu maddelerden olduğunun tespit edildiği, sanığın kolluk ifadesinde: uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu, kullanmak için satın aldığını beyan ettiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03/09/2018 tarih 2018/2547 sayılı kararıyla sanık hakkında kamu davasının ertelenmesine karar verildiği ancak sanığın 06/10/2019 günü Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ekiplerince gelen bir ihbar doğrultusunda sanığın Fatih ilçesi, ...Mahallesi, ........, İlbey Caddesi ile ..........,sokak kesişiminde yakalandığı, sanıktan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Amirliğinin 21/10/2019 tarih ve 19-36474 sayılı uzmanlık raporuna göre 5F-MDMB-PICA ve JWH-018 etken maddelerini ihtiva eden uyuşturucu maddenin ele geçirildiği bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği..." şeklindeki gerekçe ile sanığın kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince;"..Gerekçeli kararda suç tarihinin 05.05.2019 ve 06.10.2019 yerine 02.12.2020 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür. Sanığın 05.05.2018 tarihinde işlediği suç nedeniyle İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan davada, mahkemece 04.02.2021 tarih 2020/114 E-2021/31 K sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, iş bu kararın 12.02.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yine incelenen iş bu dosyada zincirleme suç hükümlerine tabi olduğu ileri sürülen 06.10.2019 tarihli eylem nedeniyle, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan davada, ilgili mahkemece eylem kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak olarak kabul edilmiş, 10.11.2020 tarih ve 2020/204 E-2020/314 K sayılı karar ile fiilin 03.09.2018 tarihinde verilen KDAE kararının ihlali mahiyetinde olduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmiş, anılan karar 18.11.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Anlatılan bu oluş karşısında; incelenen dosyada yer alan 05.05.2018 ve 06.10.2019 tarihli her iki fiil nedeniyle de sanık hakkında verilmiş ve kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, 5271 sayılı CMK'nun 223/7. maddesinde yer alan ve "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." amir hükmü uyarınca kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sanığın aynı eylemle ilgili olarak mahkumiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının mükerrer olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında 06.10.2019 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan davada, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarih ve 2020/204 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düşme kararı verildiği ve kesinleştiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, sanığın 05.05.2018 tarihli eylemi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.02.2020 tarihli iddianamesiyle dava açıldığı gözetilmeden, sanığın 06.10.2019 tarihli eyleminin sanık hakkında 05.05.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek mükerrer dava açıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik olmadığından Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında önceden açılmış bir dava ya da verilmiş bir hüküm varsa davanın reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Dava dosyası kapsamına ve UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre, sanık hakkında İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/114 Esas, 2021/31 Karar sayılı dava dosyasında inceleme konusu eylem bakımından yargılama yapılıp 04.02.2021 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarih ve 2022/1477 Esas, 2023/579 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla