İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/12666 Karar: 2024/4769 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12666 K.2024/4769

8. Ceza Dairesi 2024/12666 E. , 2024/4769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/358 E., 2023/567 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesinc

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/12666 E. , 2024/4769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/358 E., 2023/567 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesinc

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/12666 E. , 2024/4769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/358 E., 2023/567 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2020 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü, 54 üncü, 58 inci, 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarih, 2020/137 Esas, 2021/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 23.03.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak hususlarla hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, bir erkek şahsın bir bayan şahsı silahla tehdit ettiği ihbarı üzerine olay mahalline giden kolluk görevlilerinin sanığın evinde uyuşturucu madde ele geçirdikleri, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve paketleniş şekilleri, işsiz olan sanığın geliri ile ele geçirilen uyuşturucu maddenin değerinin örtüşmediği, sanığın kullanıcı şahıslara satmak için uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; "... uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair herhangi bir somut bilgi-belge olmadığı, polis memurlarının uyuşturucu maddeyi ele geçirdiği, sanık hakkında alış-verişi kesin olarak gösteren, teknik veya fiziki bir takibin olmadığı ve uyuşturucu madde satışı hususunda suçüstü bir durum olmadığı, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına dair savunma anlatımları ile dosyada mevcut bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, aksi net, somut ve kesin delillerle ıspat edilemeyen inkar yönündeki sanık savunmalarına itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır... Ancak; olayda ele geçirilen maddelerin uzman raporu ile 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi maddelerden olduğu tespit edilmiş olmakla, sanığın eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşıldığından..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince;"...Sanık hakkında aynı nevi suçtan açılmış kamu davaları UYAP üzerinden incelendiğinde; Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma suçundan 2017/93 Esas, 2017/222 Karar sayılı, 08.09.2017 kesinleşme, yine Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/243 Esas, 2018/96 Karar sayılı 26.02.2018 kesinleşme tarihli kararları ile 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, incelenen dosyadaki suçun bu kararların 5 yıllık denetim süresinde işlendiği anlaşılmakla, TCK'nın 191/5. maddesinin 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik hali; "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmünü amirdir. CMK'nın 223/8. maddesi 1. cümlesinde belirtildiği üzere düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilmelidir. Somut olayda yukarıda belirtilen şartlar dahilinde kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a. maddesinde 7035 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ve CMK'nın 303/1-a. maddesi hükmü dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ihlalin ve hukuka aykırılığın duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan,..." şeklindeki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kamu davasının düşmesine ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları sonrasında ihlal niteliğindeki yargılama konusu eylemin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesince Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/93 Esas, 2017/222 Karar ve Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/243 Esas, 2018/96 Karar sayılı dosyalarına ihbarda bulunulmasına karar verilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve sanığın inceleme konusu eyleminin, erteleme süresi içerisinde işlenmiş ihlal mahiyetinde eylem olduğu konusundaki Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarih ve 2022/358 Esas, 2023/567 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla