Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12720 E. , 2024/4157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/157 E., 2019/1948 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incele
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12720 E. , 2024/4157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/157 E., 2019/1948 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın eyleminin kullanmak üzere uyuşturucu uyarıcı madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığına; sanık hakkında Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde yapılan araştırmada, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 15.10.2015 tarihli, 2015/258 Esas ve 2015/399 Karar sayılı dava dosyası kapsamında, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'nun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi gereğince zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve sanığın dava konusu eylemi anılan kararın denetim süresi içerisinde 25.03.2018 tarihinde işlediği anlaşıldığından, eylemin denetim ihlali mahiyetinde olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının değişen suç vasfı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; delil yetersizliğine, yeni vaka olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Dava konusu olay, adresi belirtilerek temyiz dışı sanık ...'in uyuşturucu madde sattığına ilişkin yapılan ihbar üzerine, ihbara konu adresin takibe alındığı, adrese gelen tanık B.Y.'nin içeri girip bir iki dakika kaldıktan sonra çıkıp bir araca bindiği ve aracın takibe alındığı, takip sırasında aracın sağ arka camından bir kağıt içindeki maddenin döküldüğü farkedilerek aracın durdurulduğu, tanık B.Y.'nin araç durduğunda da yere bir şey attığının görüldüğü, gerek yola dökülen ve gerekse yere atılan maddelerin toplam 1.8 gram sentetik kannabinoid grubu uyuşturucu madde olduğunun anlaşıldığı, sonrasında temyiz dışı sanık ...'in bulunduğu ve sanık ...'ın kullandığı aracın takibe alındığı ve durdurulduğu sırada sanık ...'in araçtan inip kaçtığı, akabinde yakalandığı, araçta bulunan ön sağ kapı cebinde bulunan fermuarlı cüzdan içerisinden daralı ağırlığı 22.3 gram olarak (net ağırlığı 0.5 gram) maddenin ve aracın ön klima havalandırmasına sıkıştırılmış 5 TL'lik kağıt paraya sarılı vaziyette net ağırlığı 0.1 gram olan sentetik kannabinoid grubu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, aracın sanık ... tarafından kiralanmış olduğu böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında herhangi bir tanık beyanı, kolluk tutanaklarında kendisine atfedilen bir eylem olmadığı nazara alınarak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'ın kullanmış olduğu araçtan uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, ele geçirilen uyuşturucu maddenin cins ve miktarı da gözetildiğinde, sanığın eyleminin uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak sanık hakkında daha önceden İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilmiş zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunduğu ve denetim süresi içerisinde işlenen inceleme konusu suçun ihlal niteliğinde bir eylem olduğu kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceğinden, değişen suç vasfı dikkate alınarak açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden; Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden; Dosya kapsamında yer alan olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, 06.04.2018 tarihli Kriminal Raporlar ile sanık hakkında UYAP üzerinden yapılan sorgulama sonucu birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında 25.11.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli, 2015/258 Esas ve 2015/399 Karar sayılı kararıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'nun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi gereğince zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve sanığın temyize konu eylemi anılan kararın denetim süresi içerisinde 25.03.2018 tarihinde işlediği anlaşılmakla, eylemin denetim ihlali mahiyetinde olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki kamu davasının değişen suç vasfı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/1948 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi. ...