Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12752 E. , 2024/6577 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/292 E., 2019/1777 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onam
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12752 E. , 2024/6577 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/292 E., 2019/1777 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2017/678 Esas, 2018/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/292 Esas, 2019/1777 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümleri uygunmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; söz konusu uyuşturucu maddeyi üst araması esnasında değil, kendisinden kimlik istendiğinde uyuşturucu maddeyi teslim ederek uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağladığı için kararın lehine sonuçlanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıktan uyuşturucu madde ele geçirilmesine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü şüphe üzerine durdurulan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddenin polis memurlarına rızaen teslim edildiğinin tutanaktan anlaşılmakla, sanığın polis memurlarının bilgisi olmadan suça konu uyuşturucu maddeyi polislere teslim ederek uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağladığından etkin pişmanlık göstererek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile yapılan incelemede; şüphe üzerine durdurulan ve cebinde şişlik görülen sanığın bu maddeyi çıkarması istendiğinde uyuşturucu maddeyi çıkarıp teslim etmekten ibaret davranışının etkin pişmanlık olarak kabulü mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesi kararı isabetsiz olmakla kaldırılması gerekmiş ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 21.08.2017 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 21.08.2017 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/292 Esas, 2019/1777 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.