Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13119 E. , 2024/8596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2021/354 E., 2022/721 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ta
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13119 E. , 2024/8596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2021/354 E., 2022/721 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, sanığın 06.10.2019 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek 06.01.2020 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/105 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; aleyhe yargılama uygulamalarının resen incelenmesini talep ettiğine ilişkindir III.OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 24.05.2018 ve 01.06.2018 tarihli eylemlerde sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, 07.08.2017 ve 06.10.2019 tarihli tahlillerinde uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tanzim edilen uzmanlık raporunda; sanıktan ele geçen maddenin sentetik kannabinoid maddesine ihtiva ettiği, sanığın usulüne uygun alınan kan ve idrar örneklerinde 28.09.2017, 19.07.2018, 25.07.2018, 02.12.2019 tarihli İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporları doğrultusunda kan ve idrarın da THC-COOH,MDA,MDMA maddelerinin bulunduğu görülmüştür. Sanığın Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtları üzerinde yapılan incelemede, sanık hakkında 27.09.2018 tarihli ve 2018/1823 soruşturma, 2018/48 karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, karar sanığa 02.10.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, infaz için Akhisar Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 04.11.2019 tarihinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik dosyasının bila infaz kapatılarak gönderildiğinin görüldüğü, yapılan yargılama neticesinde sanığın savunması, İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporları, ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendiriliğinde sanığın 23.05.2018 tarihli eylemi hakkında 27.08.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği bu kararın 02.10.2018 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın 07.08.2017 tarihli ve 01.06.2018 tarihli eylemleri kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kararının tebliğinden önce olduğu bu nedenle tek suç oluşturacağı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın 06.10.2019 tarihli eyleminin ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Oluş ve dosya kapsamı gereği sanığın iddianamede belirtilen müsnet suçu işlediği kanaatiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın 23.05.2018, 07.08.2017, 01.06.2018 ve 06.10.2019 tarihlerinde gerek üzerinde ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, gerekse tıbbi tahlil sonuçlarına göre, üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak eylemlerini işlediğinin sabit olduğu, sanığın 23.05.2018 tarihli eylemine ilişkin Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve bu kararın sanığa usulüne uygun olarak 02.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 06.10.2019 tarihli eylemini kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden sonra 5 yıllık erteleme dönemi içerisinde işlediğinden sanığın bu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ihlal nedeni sayıldığı, soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden önce aynı suç işleme kararı altında işlediği 07.08.2017 ve 01.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği halde (Yargıtay 10. CD'nin 2018/1339 Esas 2018/3817 Karar sayılı ilam), İlk Derece Mahkemesince sanığın bu eylemlerinin tek suç olduğunun kabulü ile eksik ceza tayin edildiği, bu gerekçe ile O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden, zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Soma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 27.09.2018 tarihli ve 2018/1823 soruşturma, 2018/48 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın Bergama M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 22.10.2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, somut olayda ise kararın sanığa anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığı ile "okudum/tebliğ ettim/ bir suretini teslim aldım" şeklinde tebliğ edildiği, ancak anılan düzenleme uyarınca tebliğ edilen kararın sanığa anlatıldığına dair bir bilginin yer almaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa tebliğ işleminin usule aykırı olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşme tarihine kadar aynı fail tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dosyası içeriğinde sanığın 24.05.2018 tarihli eylemine ilişkin 27.09.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının tebliği ile 07.11.2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın 06.10.2019 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek 06.01.2020 tarihinde iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanığın 07.08.2017 ve 01.06.2018 tarihli eylemlerini kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, bu haliyle inceleme konusu eylemlerin tek suç kabul edilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasınca belirtilen orantılılık ilkesi gereği teşdiden hüküm kurulabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarih, 2021/354 Esas, 2022/721 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.