Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13180 E. , 2024/8618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2019/1774 E., 2021/1016 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yöneli
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13180 E. , 2024/8618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2019/1774 E., 2021/1016 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanığın 17.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.08.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Sanığın denetim süresinde 07.08.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği gerekçesiyle 17.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle 26.04.2019 tarihli iddianamesi ile, sanığın 30.07.2018 tarihli eylemi nedeniyle, 05.07.2019 tarihli iddianamesiyle, 02.08.2018 tarihli eylemi nedeniyle 09.07.2019 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Birleştirme kararları sonrası Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 20.10.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemelerince kurulan hüküm kaldırılarak, sanığın 30.07.2018 ve 02.08.2018 tarihli eylemlerinin, sanık hakkında 17.05.2016 eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali kabul edilerek bu eylemleri nedeniyle düşme kararı, sanığın 17.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle ise sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmasına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın 17.05.2016 tarihinde kolluk görevlilerinin rutin kontrollerinde uyuşturucu madde olduğu daha sonradan tespit edilen madde ele geçirildiği, bu eylemi nedeniyle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 07.08.2018 tarihinde üzerinde uyuşturucu madde bulunması üzerine sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırıldığı, sanığın üzerinde ayrıca, 30.07.2018 ve 02.08.2018 tarihlerinde kolluk görevlileri tarafından uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemelerince sanık hakkında her üç eylemi için kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkumiyet hükmüne karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemelerince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, 30.07.2018 ve 02.08.2018 tarihli eylemleri yönünden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan düşme kararı, 07.08.2018 tarihli eylemi yönünden aynı suçtan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Bu açıklamalar dikkate alındığında; sanığın temyiz incelemesine konu 30.07.2018 ve 02.08.2018 tarihli eylemlerinden 30.07.2018 tarihli olanının, sanık hakkında 17.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu, 02.08.2018 tarihli eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği halde, sanığın her iki eylemi bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olayların intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan hükmün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki (1) numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, aynı gerekçelerle sanığın temyiz itirazının reddine karar verilerek, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2019/1774 Esas, 2021/1016 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.